Sözlük dizini
“K” harfi
4.489 madde · Standart Türkçe
- kökenlenmekfiilKökeni olmak, kökene sahip bulunmak
- kökertmeisimKökertmek işi veya durumu
- kökertmekfiilKöklemek
- kökirekisimvücudun boyunla karın arasında yer alan bölüm, göğüs.
- köklemeisimKöklemek işi
- köklemekfiilAğaç veya bitkiyi kökü ile birlikte topraktan çıkarmak, kökertmek
- köklendirişisimKöklendirmek işi veya biçimi
- köklendirmeisimKöklendirmek işi
- köklendirmekfiilBir ağacın aşı yerini, aşı filizinin kök salması için toprağa gömmek
- köklenişisimKöklenmek işi veya biçimi
- köklenmeisimKöklenmek işi
- köklenmekfiilBitkide kök oluşmak, bitki kök salmak, kök tutmak.
- kökleşmeisimKökleşmek işi
- kökleşmekfiilgüçlü bir biçimde yerleşmek, yer etmek, kök salmak
- kökleştirişisimKökleştirmek işi veya biçimi
- kökleştirmeisimKökleştirmek işi
- kökleştirmekfiilkökleşmesini sağlamak
- köksüisimCiğer otlarında ve yosunlarda kökü andıran, bitkinin tutunmasına yarayan bölüm
- köksüzlükisimKöksüz olma durumu
- köktenciisimKöktencilikten yana olan, köktencilik yanlısı
- köktencilikisimBilimde, dinde, siyasette kökten yenilikler yapma eğilimi.
- kökteşlikisimKökteş olma durumu.
- kökçüisimİlaç yapımında kullanılan türlü kök, kabuk, çiçek, yaprak gibi şeyleri satan kimse
- kökçükisimana kökün dallanmasıyla oluşan ikincil kök, rizoit
- kökürisimbkz.: kevgir.
- köleisimsavaşta tutsak alınan, yabancı ülkelerden zorla kaçırılıp özgürlükten yoksun bırakılan veya başkasından satın alınan erkek, kul, abd, bende
- köleciisimKarıncaların başka türlerin yuvalarını talan etmesi durumu
- köleleşmeisimKöleleşmek işi
- köleleşmekfiilKöle durumuna gelmek
- köleleştirişisimKöleleştirmek işi veya biçimi