Sözlük dizini
“O” harfi
793 madde · Standart Türkçe
- optisyenisimGöz doktoru tarafından tanısı konmuş hastalara, reçetelerine göre görme bozukluklarının giderilmesi veya hafifletilmesi için kullanılan optik gereçleri (gözlük, kontak lens vb.) hazırlayan ve uygulayan kişi
- oraisimo yer
- oracıkzarfHemen o yer, bulunduğu yer
- oracıktazarfHemen o yerde, olduğu yerde
- oradazarfişaret edilen görece olarak uzak yerde
- oradanzarfsözü edilen yerden
- orakayisimbkz.: orakayı, orak ayı.
- oraklaşmaisimoraklaşmak eyleminin mastarı
- oraklaşmakfiilOrak biçimini almak
- orakçıisimOrakla ekin biçen kimse
- orakçılıkisimOrakçının işi
- oraletisimScak suda çözündürdükten sonra içilen toz hâlinde satılan içecek.
- oralılıkisimOralı olma durumu
- oramiralisimdeniz kuvvetlerinde, kara kuvvetlerindeki orgeneralin dengi olan en yüksek rütbeli amiral
- oramirallikisimOramiral rütbesi
- orancazarfOran bakımından, orana göre
- orangutanisimSumatra ve Borneo'da yaşayan, insana benzeyen, yemişle beslenen bir cins büyük maymun
- oranlazarfherhangi bir şeye göre, herhangi bir şeyle kıyaslayarak, nispeten
- oranlamaisimoranlamak işi, tahmin, kıyas
- oranlamakfiilölçmek, hesaplamak, hesap etmek
- oransızlıkisimOransız olma durumu, nispetsizlik
- orantıisimbir şeyi oluşturan parçaların kendi aralarında ve parçalarla bütün arasında bulunan uygunluk, oran, tenasüp
- orantılamaisimOrantılamak işi veya durumu
- orantılamakfiilOrantılı olarak düşünmek veya değerlendirmek
- orantılanmaisimOrantılanmak işi veya durumu
- orantılanmakfiilOrantılı olarak düşünülmek
- orantısızlıkisimOrantısız olma durumu
- orasıisimO yer, ora
- oratoryoisimSolo sesler, koro ve orkestra için yazılmış, oyun öğesi bulunmayan, kutsal nitelikte müzik yapıtı
- orayazarfO yere, o yöne