Sözlük dizini
“O” harfi
793 madde · Standart Türkçe
- otonomiisimözerklik
- otoparkisimTaşıtların trafik bakımından uygun olan ve belli bir süre bırakıldıkları açık veya kapalı yer; park yeri, park
- otoparkçıisimOtopark işleten kimse
- otoparkçılıkisimOtopark işletmeciliği
- otopilotisimBir taşıtı insan yardımı olmadan yönlendirmek için kullanılan mekanik, elektrikli veya hidrolik sistem
- otoplastiisimEksik bir organa, kişinin başka bir yerinden parça alıp eklemek yoluyla yapılan onarım
- otoplâstiisimEksik bir organa, kişinin başka bir yerinden parça alıp eklemek yoluyla yapılan onarım
- otoprodüktörisimkendiüretir
- otopsiisimÖlüm sebebini belirlemek amacıyla bir cesedi inceleme işi.
- otorayisimRay üzerinde işleyen motorlu taşıma aracı
- otoriteisimyaptırma, yasak etme, emretme, itaat ettirme hakkı veya gücü, yetke, sulta, velayet
- otorizasyonisimyetkilendirme, yetki verme
- otoröportajisimÖzgörüşüm, gazetecilikte bir yazar, sanatçı veya bireyin kendisiyle röportaj yapması
- otosistisimişitme kesesi
- otoskopisimKulağın içini incelemekte kullanılan tıbbi aygıt.
- otoskopiisimBir insanın beden-dışı deneyim yoluyla kendisini dışarıdan görebilmesi, dünyaya uzaydan bakabilmesi ve ayrıca bedenindeki iç organları görebilmesi ve bunların fizyolojik işleyişlerini ve sağlıklılık derecelerini algılayabilmesi gibi, var olduğuna inanılan olağanötesi yetenekleri ve bu normal dışı fenomenleri belirten bir terim.
- otostopisimBir yayanın yoldan geçen bir otomobili durdurarak binmesi ve gideceği yere para vermeden gitmesi
- otostopçuisimOtostop yapan kimse
- otostopçulukisimOtostop yapma işi
- ototrofiisimöz beslenme
- otoylaisimoto + ile
- otoyolisimhızlı bir trafik akışı sağlamak amacıyla yapılan, çok şeritli, çift yönlü geniş yol, otoban
- otozomisimEşey kromozomların dışında kalan kromozom grubu, normal tipik bir kromozom, vücut kromozomu, bayağı kromozom
- otoğarisimotogar
- oturacakisimSandalye, tabure, kanepe gibi üstüne oturulan şey.
- oturakisimÜzerine oturmaya yarayan nesne
- oturakalmaisimoturakalmak işi.
- oturakalmakfiilOturup kalmak.
- oturaklılıkisimOturaklı olma durumu
- oturmaisimoturmak işi