Sözlük dizini
“S” harfi
8.238 madde
- sakınımisimHerhangi bir tehlikeye karşı alınan önlem.
- sözleşmeisimsözleşmek işi; anlaşma, kavil, kavilleşme, kavletme
- sanıisimsanma hâli ya da sonucu
- salataisimgenellikle bazı çiğ ot ve sebzelerle yapılan, yağ, limon vb. maddeler konulan, yemeklerle birlikte yenen yiyecek
- sabunlanmaisimSabunlanmak işi.
- sadomazoşizmisimCinsel doygunluğu ya acı vermede ya da acı çekmede bulma.
- söylevisimBir topluluğa düşünceler, duygular aşılamak amacıyla söylenen, uzunca, coşkulu ve güzel söz; nutuk, hitabe
- soğuk savaşisimİkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Doğu ve Batı Bloklarının zaman zaman savaş çıkarma tehditlerinin bütün dünyada yarattığı gerginlik.
- sikişmekfiilCinsel ilişkiye girmek.
- selam durmakfiilbir büyüğe, bir üste veya saygı duyulan bir şeye ayakta selam vermek.
- süt kuzusuisimDoğumdan ikinci ayın sonuna kadar olan ve ana sütü emen erkek veya dişi kuzu.
- sahirisimSihir yapan kişi; sihirbaz.
- silkinmekfiilÜstünü silkmek.
- silecekisimMotorlu taşıtlarda ön camı silmeye, temizlemeye yarayan alet; silgeç, silgiç.
- sanmakfiilHerhangi bir şeyin zihinde kurulduğu gibi gerçekleştiğine inanmak; zannetmek, zanneylemek.
- suçisimtörelere, ahlak kurallarına aykırı davranış
- sevinmekfiilsevinç duymak
- sarmakfiilçevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak
- süzmeisimsüzmek işi
- sıkışisim(Adana ağzı) toplu.
- sıçramaisimsıçramak işi
- salyangozisimYumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan, (Helix).
- sporculukisimSporla uğraşma, spor yapma
- silindirisimalt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane, yuvgu
- söylenmekfiilsöyleme işi yapılmak
- sığırisimgeviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı, büyükbaş, kocabaş, mal
- söyleşiisimKarşılıklı yapılan arkadaşça, dostça konuşma.
- stratejisimstrateji uygulayan kimse ya da uzman
- silahtar ağaisimOsmanlı döneminde silahtarların başı olan, görevi sarayda padişahı korumak, törende padişahın kılıcını taşımak olan kimse.
- sebepisimbir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey, neden