Sözlük dizini
“Y” harfi
95 madde · Mecazlar
- yenilgiisimBir savaşta, yarışmada kaybetme, yenilme.
- yontmakfiilBir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek; yonmak.
- yaftaisimÜzerine asıldığı veya yapıştırıldığı şeylerle ilgili bilgi veren yazılı kâğıt parçası.
- yönisimbelli bir noktaya göre olan yer, taraf
- yalamakfiilBir şeyin üzerinden dilini sürüp geçirmek.
- yortmakfiilSürekli olarak yol yürümek.
- yağmurisimatmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, baran, bereket, rahmet, yağar
- yırtılmışsıfatyırtık duruma gelmiş
- yeğnisıfathafif
- yolisimKarada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık.
- yıldızisimçekirdeğinde füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınıyan gök cisimlerinden her biri
- yerinde saymakifadeYürür gibi yaparak hep aynı yerde, sürekli olarak ayağın birini kaldırıp birini basmak.
- yoksulsıfatgeçinmekte çok sıkıntı çeken, fakir, fukara, variyetsiz, varlıksız
- yolculukisimÜlkeden ülkeye veya bir ülke içinde bir yerden bir yere gidiş veya geliş.
- yalan makinesiisimSuçluların suçlarını itiraf etmesi amacıyla özel olarak yapılmış makine.
- yüreklisıfat(mecaz) tehlikeyi korkusuzca karşılayan, hiçbir şeyden korkusu olmayan, gözü pek, babayiğit, koçak, cesaretli, cesur, cüretli, cüretkâr
- yağlı ipisimDarağacı, idam sehpası
- yaratıcısıfatyaratma yeteneği olan
- yeraltısıfatGizli ve yasa dışı.
- yakasızsıfatYakası bulunmayan giysi
- yoğrulmakfiilyoğurmak işi yapılmak veya yoğurmak işine konu olmak
- yedirmekfiilyemesini sağlamak.
- yaldızisimEşyaya altın veya gümüş görünüşü vermek için kullanılan, sıvı veya yaprak durumundaki altın, gümüş ve bunların taklidi olan madde
- yabansısıfatacayip
- yürekli olansıfat(mecaz) kabadayı
- yeşillenmekfiilyeşermek
- yırtıcısıfatbeslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan)
- yaslanmakfiildayanmak
- yansımakfiilışık dalgalarının yansıtıcı bir yüzeye çarparak yön değiştirmesi, aksetmek
- yolmakfiilBitki, tüy vb.ni çekerek yerinden çıkarmak, çekip koparmak; almak