Sözlük dizini
Atasözleri
2.677 madde
- ağılda oğlak doğsa, dere boyunda otu biteratasözü"Her canlının rızkı Tanrı tarafından verilir" anlamında bir söz.
- ağır baş iyidir, yenlik olsa uçaratasözüAğırbaşlı ve ölçülü olmak iyidir; hafif ve düşüncesiz davranan kişi kolayca savrulur.
- ağır git ki yol alasınatasözüTuttuğu yolda ilerlemek isteyen, ağır ağır, ama güvenilir adımlarla yürümelidir. İven kimse sürçebilir, yolunu şaşırabilir.
- ağır kazan geç kaynaratasözüKalın kafalı insan bir konuyu zor anlar.
- ağır ol batman gelatasözüBatmanlarla tartılacak gibi ağır ol. Ağırbaşlı ol ki değerin üstün tutulsun.
- ağır ol, ağa desinleratasözüAğırbaşlı olan kişiler toplumda daima sevilip sayılırlar ve ağalar, paşalar gibi hürmet görürler. Oysa hoppalık, züppelik ve hafifmeşreplik yapan kişilere hiç kimse saygı duymaz. Kendini bilen kişiler ağırbaşlılığı elden bırakmazlar.
- ağır otur ki bey desinleratasözüHoppalık, züppelik etme; ağırbaşlı ol ki büyüğümüz diye sana saygı göstersinler.
- ağır otur, batman götüratasözüAğırbaşlı ve vakur davran ki saygınlığın ve ağırlığın olsun.
- ağır taş batman döveratasözüAğırbaşlı kişi kimsenin oyuncağı olmaz. Onu hırpalamaya kimsenin gücü yetmez.
- ağır taş yerinden oynamazatasözüAğırbaşlı insan kimsenin oyuncağı olmaz, onu yıpratmaya kimsenin gücü yetmez.
- ağır yongayı yel kaldırmazatasözüAğırbaşlı kimseye şöyle böyle olaylar etki yapamaz, zarar veremez
- ağırlık altın kale, hafiflik başa belaatasözüAğırbaşlı kimselere herkes hayran olur, saygı gösterir. Gereksiz işler yapan, gereksiz laflar eden, her şeye burnunu sokan kişiler aşağılanırlar, hep başlarına dert açarlar.
- ağız büzülür, göz süzülür, ille burun, ille burunatasözüKimi kusurların düzeltilmesi kolaydır. Ancak öyle kusurlar vardır ki düzeltilemez.
- ağız yemeyince yüz utanmazatasözüBir kimseden iyilik görmeyen ya da onun sofrasından nasiplenmeyen kişi, ona karşı kendini borçlu veya mahcup hissetmez.
- ağız yer, yüz utanıratasözüBirinin iyiliğinden ya da ikramından yararlanan kişi, karşılığında mahcubiyet veya minnet duyabilir.
- ağızdan burun yakın, kardeşten karınatasözüİnsanlar, hısımları arasında kardeşlerinden de çok kendi çocuklarını benimser, severler.
- aş taşarsa çömçenin değeri kalmazatasözüBir durumu düzeltecek araç ya da önlem, bu görevi yapmaya vakit kalmadan durum bozulmuşsa, artık yararlı olmaktan çıkar.
- aş taşınca kepçeye paha olmazatasözüÖnemsiz gibi görünen bir araç, istenmeyen bir durumu önlemeye yaradığı zaman paha biçilmez bir değer kazanır.
- aş tuz ile, tuz oran ileatasözüHer şeyin güzelleşmesi için uygun bir ölçü gerekir; azı da çoğu da iyi değildir.
- aşk ağlatır, dert söyletiratasözüAşığın yüreği yaralıdır. Bu dert onu ağlatır. Başka türlü derdi olan ise herkese derdini döker Ah.
- aşk başa gelirse akıl baştan çıkaratasözüAşkın gücü, aklı yener. Aşka düşen kişi düşünceden uzaklaşır.
- aşk olmayınca meşk olmazatasözüÖğreneceği işe karşı aşırı sevgisi bulunmayan kimse o işi ögrenemez.
- aşkın gözü kördüratasözüÂşık olan kişinin sevdiğinin kusurlarını göremeyebileceğini ya da değerlendirmelerinde duygularının etkisinde kalabileceğini anlatır.
- aşure yemeye giden kaşığını taşıratasözüYararlanacağı bir iş peşinde olan kişi, yararlanmanın gerektirdiği araçları hazırlamış olmalıdır. p**o **p* osu**k
- aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ oluratasözüGüzel şey, iyi gereç kullanılarak meydana gelir. Bundan da iş yapana övünme payı çıkar.
- aşını, eşini, işini bilatasözüSağlık ve mutluluk içinde yaşamak isteyen kişi yiyeceğine dikkat etmeli, arkadaşını iyiseçmeli ve bir iş sahibi olmalıdır.
- baba borç yapar, çol çocuk aç yataratasözüAilenin sorumsuzca borçlanması, çocukların geçim sıkıntısı çekmesine yol açar.
- baba ekmeği zindan ekmeği, koca ekmeği meydan ekmeğiatasözüBabasının geçimine bağlı yaşayan kişinin daha kısıtlı, eşinin geçimine bağlı yaşayan kişinin ise daha serbest olduğu düşüncesini anlatır.
- baba koruk yer, oğlunun dişi kamaşıratasözüBabanın yaptığı kötü işin sıkıntısını çocuk çeker.
- baba malı tez tükenir, evlat gerek kazanaatasözüBaba malına güvenip kazanç yolunu tutmamak çok yanlıştır. Baba malının değeri pekbilinmediği gibi hazır mal da çabuk biter. Kendini bilen, yaşama sorumluluğunu duyan akıllıevladın gerçek malı, kendisinin kazandığı maldır.