Sözlük dizini
Atasözleri
2.677 madde
- akıllı oğlan neyler ata malını, akılsız oğlan neyler ata malınıatasözüBir evlat iyi eğitilmişse, akıllı ise malı kendisi kazanır, baba malına gerekseme duymaz. Akılsız ise, babası ne kadar çok mal bırakırsa bıraksın, altından girer üstünden çıkar ve malsız kalır. Buna göre çocuklara mal bırakmaya çalışmak tansa onları iyi eğitmeye çalışmak daha hayırlıdır.Evlat babasından değil emeğinden kazanmalıdır.
- akıllı tez kocar, deli geç kocaratasözüÇok düşünen ve kaygılanan kişi, düşüncesiz kişiye göre daha çabuk yıpranır.
- akıllı, söylemeden düşünür, akılsız düşünmeden söyleratasözüSonra pişman olmamak için, söylenecek söz, yapılacak iş önce iyi düşünülmelidir.Düşünülmeden söylenen söz, yapılan iş, sakıncalı olabilir; zarar doğurabilir.
- akılsız başın cezasını ayaklar çekeratasözüKonumu gereği sorumlu davranması gerekenlerin hata ve yanlışlarının sonuçlarına, ilgili konuda herhangi bir sorumluluğu olmayanların katlanmak zorunda kalmasına
- akılsız iti yol kocatıratasözüAkılsız it, nereye gideceğini bilmeyerek nasıl yollarda dolaşıp yorulursa belli bir amaç gözetmeyerek yorucu işlere girişen kişi de yaşamını, hiçbir başarı gösteremeden tüketir.
- akılsız kasabın gerisine kaçar masadıatasözüKafası çalışmayan kimse, elindeki fırsatı kullanmak şöyle dursun, onun kendi zararına işlemesine yol açar.
- akılsız köpeği yol kocatıratasözüİyice düşünülmeden, programı çizilmeden yapılmaya çalışılan işin, bitecek gibi göründüğüsırada, eksikleri ortaya çıkar. Bu eksiklerin tamamlanması için geriye dönülmek gerekir. İkincikez bitecek sanıldığı zaman başka eksikler baş gösterir; bir daha geriye dönülür. Bu durum hembirçok yorgunluklara, hem de çok vakit kaybına mal olur.
- akılsızın şaşkını beyaz giyer kış günüatasözüAkılsız ve şaşkın kişi, koşullara uygun olmayan işler yapar.
- akıntıya kürek çekilmezatasözüKendi yolunda güçlü olarak sürüp giden bir işi ters yöne çevirmek boşuna çaba harcamaktır.
- akıntıya kürek çekme, kurak yere ekin ekmeatasözüSonuç vermeyecek işlerle uğraşmamak, koşulların elvermediği bir işe girişmemek gerekir.
- akşam gelen misafirin yiyeceği bulgur sıkısı, yatacağı ahır sekisiatasözüGeç vakitte gelen misafirin ağırlanma imkânı sınırlı olur; misafirin vaktinde gelmesi gerektiğini anlatır.
- akşama karşı gitme, tana karşı yatmaatasözüYola, akşamüstü çıkılmamalı, seher vakti çıkılmalıdır.
- akşamdan sonra gelene ya lepe ya sopaatasözüGeç vakitte gelen konuğun ya basit bir yemeğe razı olması ya da sert bir karşılık görmesi beklenir.
- akşamın hayrından sabahın şerri iyidiratasözüBir işi akşam yapmak yerine sabaha bırakmak daha iyidir; sabahın kötü sonucu bile akşamın iyi görünen sonucundan yeğ tutulur.
- akşamın hayrından sabahın şerri yeğdiratasözüBir işi akşam yapmak yerine sabaha bırakmak daha iyidir; sabahın kötü sonucu bile akşamın iyi görünen sonucundan yeğ tutulur.
- akşamın işine gündüz gülermişatasözüAkşam yapılan bir iş ya da alınan bir karar, gündüz gözüyle bakıldığında yanlış veya gülünç görünebilir.
- al elmaya taş atan çok oluratasözüGüzellere musallat olan, değerli insanlara çatan, parlak yeri elde etmeye çalışan çok olur.
- al giyen aldanmazatasözüAl renk giysi herkese yakışır.
- al gömlek gizlenemezatasözüHerkesin dikkatini çekecek iş yapan kimse, bunun gizli kalacağını sanmamalıdır.
- al gününde al, ver gününde veratasözüAlacağını zamanında almalı, borcunu da zamanı geldiğinde ödemelisin.
- al ile arslan tutulur, güç ile sıçan tutulmazatasözüZekanızı kullanarak sizden daha güçlü, ama daha az zeki olan yaratığı yenebilirsiniz.Gücünüzü kullanarak ise, sizden çok güçsüz, ama zeki olan yaratığı yenemezsiniz.
- al kaşağıyı gir ahıra, yarası olan gocunuratasözüBir yolsuzluğun sorumluları aranırken o işte kusuru bulunan kişi telaşa düşer.
- al malın iyisini, çekme kaygısınıatasözüMalın iyisini alan, onu tasasız kullanır
- ala bakan iki bakaratasözüİnsanlar al renkten hoşlanırlar; al renkli nesnelere bakmakla doyamazlar.
- ala keçi her vakit püsküllü oğlak doğurmazatasözüDeğerli bir şeyden her zaman iyi verim alınmaz.
- alacakla verecek ödenmezatasözüHenüz tahsil edilmemiş alacak, eldeki para gibi kullanılamaz; borçlar gerçek ödeme gücüyle kapatılır.
- alacağım olsun da alakargada olsunatasözüAlmak olanağı bulunmasa, dahası borçlu ile dövüşmek gerekse bile alacaklı olmak iyi bir şeydir.
- alacağını alamayan, vereceğini veremezatasözüKendi alacağını tahsil edemeyen kişi, başkalarına olan borcunu ödemekte de zorlanır.
- aleme cellat lazım; senin olman ne lazım?atasözüKötü, ağır bir iş yapılması söz konusu ise bu işi sen yapma; yapılması gerektiğine inananlar yapsın.
- alet işler, el övünüratasözüİnsan ne kadar usta olsa da, gerekli araçlar olmadıkça kusursuz iş yapamaz.