Sözlük dizini
Deyimler
3.005 madde
- su basmakifadeBir şeyin veya bir yerin sular altında kalması, her yanın suyla dolması.
- su dökmekifadeişemek.
- su gibi akmakifadeZamanın hızlı akıp geçmesi.
- su gibi ezberlemekifadeYanlışsız ve hızlı bir şekilde ezberine almak.
- su içindeifadeen kötü şartlarda bile
- su yüzü görmemişifadeHayatı boyunca hiç yıkanmamış gibi kirli, pasaklı.
- su yüzüne çıkmakifadeSuyun dibinden su yüzüne çıkmak.
- sucuğunu çıkarmakifadeÇok yormak.
- sudan çıkmış balığa dönmekifadeherhangi bir sebeple ne yapacağını bilememek, çok şaşırmak.
- sultan sofrasıifadeSelçuklularda hükümdarın halka cuma günleri verdiği ziyafet.
- sunturlu küfürifadeÇok kötü, berbat, ağza alınmaz küfür.
- surata bak saati ayar etifadeÇirkin ve asık suratlı kimse.
- suratı bir karış asılmakifadeÖfkelenmek, kızmak ve somurtmak.
- suratı mahkeme duvarıifadeAsık suratlı, kimseye gülmeyen, suskun duran.
- suya batmakifadeÇok kaybetmek.
- suya düşmekifadePlanları iptal etmek.
- suya götürüp susuz getirmekifadeherhangi bir işte akıl, zekâ, deneyim ve kurnazlıkla bir diğerini alt etmek.
- suya sabuna dokunmamakifadedavranışlarında kimsenin incinmeyeceği ,sakıncasız bir yol tutmak
- suya salmakifadeboşuna harcamak.
- suyu başından kesmekifadeDaha başlangıç aşamasındayken işe el koyup gerçekleşmesini engellemek.
- suyu kaynamakifadeBir kimsenin başına kötü işler gelmesi, işine son verilmesi (işten çıkarılması) ya da öldürülmesinin yakın olması
- suyu çıkmakifadeAbartmak
- suyu ısınmakifadeBir kimsenin başına kötü işler gelmesi, işine son verilmesi (işten çıkarılması) ya da öldürülmesinin yakın olması
- suyuna gitmekifadeKişinin dediğini yapmak, kişinin hoşuna gidecek davranışlarda bulunmak
- sörf yapmakifadeSörf sporu yapmak.
- söyleye söyleye dilimde tüy bittiifadeÇok öğüt verdiği halde sözü dinlenilmeyen insanların içinde bulunduğu durumu anlatır.
- söz almakifadeKonuşmaya başlamak için toplantı başkanından izin almak, konuşmaya başlamak
- söz altında kalmamakifadeBir kimsenin kendisine dokunan sözüne gereken cevabı vermek.
- söz düşmemekifadeBaşkalarının konuşmasından kendisine bir türlü konuşma fırsatı doğmamak.
- söz getirmekifadebirinin eleştirilmesine sebep olmak, bir kimseye söz gelmesine yol açmak.