Sözlük dizini
Deyimler
3.005 madde
- söz sahibi olmakifadeBir konuda konuşma yetkisi olmak.
- sözü yere düşmekifadesözüne uyulmamak, sözünün boşa gitmesi
- sözünü balla kesmekifadeBir kimsenin sözünü kesmek gerektiğinde “izin verin” anlamında kullanılır.
- sözünü etmekifadebirinden veya bir konudan söz etmek, onunla ilgili olarak konuşmak
- sözünü tutmakifade(başında birisi ile kullanılıyorsa) kişinin öğüdünü uygulamak.
- sürtüp durmakifadeBoş ve gereksiz, amaçsız gezip tozmalar.
- süsleyip püslemekifadeDikkatleri üzerine çekecek kadar çok süs kullanarak süslemek, bezemek.
- süt dökmüş kedi gibi olmakifadeUysallaşmak.
- süt liman olmakifadeDingin ve sakin kalmak.”Kavgadan sonra süt liman olmuştu.”
- sütten ağzı yanmakifadeBir olaydan gerekli dersi alarak uyanık davranmak.
- sütun gibiifadedüzgün biçimli bacak.
- sütüne havale etmekifadeKarakterine,insanlık duygusuna bırakmak
- sıkı basmakifadeGüçlü kendinden emin hareket etmek.
- sıkı tutmakifadeYapılan işi önemsemek, işin arkasını bırakmamak, devamlı takip halinde olmak.
- sıkıntı basmakifadeÇok sıkılmak, can sıkıntısı duymak
- sıkıntı vermekifadeTedirgin etmek, bunaltmak
- sıkıntı çekmekifadeZorluk veya yoksulluk içinde yaşamak
- sıkıntıdan patlamakifadeÇok ciddi biçimde sıkılmak
- sınıfta kalmakifadebaşarılı olamayan öğrencinin, bir üst sınıfa geçemeyerek aynı sınıfta yeniden okuması.
- sınıfta çakmakifadeEğitim öğretim süresinin normal akışında bir üst sınıfa geçmeye hak kazanamamak.
- sınır dışı etmekifadeÜlke sınırları dışına çıkarılmak.
- sıra dayağı çekmekifadeBirden çok kişiyi teker teker ve birbirinin ardı sıra dövmek
- sırt sırta vermekifadeBirbirine destek olmak. İş birliği yapmak, dayanışmak.
- sırt çevirmekifadeArkasını dönmek. Aldırmamak, Önem vermemek. Bir işi sürdürmekten vazgeçmek. Artık destek vermemek.
- sırtı kaşınmakifadedayak yemeyi hak edecek davranışta bulunmak.
- sırtı yere gelmemekifadesarsılmamak, yerinden düşürülememek, güçlü olmak.
- sırtından atmakifadeSorumluluğunu üstüne almamak. Başından savmak, kovmak.
- sırtından kazanmakifadeAsalak yaşamak. Geçimini başkasının kesesinden sağlamak.
- sırtını dayamakifadeGüven duymak, yardım almak, yaslanmak, dayanmak.
- sırtını yere getirmekifadeGüreşte hasmı sırtüstü yere yatırarak yenmek.