Sözlük dizini
Deyimler
3.005 madde
- yumurta kapıya dayanmakifadeÇok sıkışık zor bir duruma gelmek.
- yumurta kapıya gelmekifadeÇok sıkışık zor bir duruma gelince.
- yumurtaya kulp takmakifadeBahane bulmakta usta olmak
- yuvarlanıp gitmekifadeElindeki imkanlar ölçüsünde geçim sağlamaya çalışmak.
- yüksek liseifadeeğitim ve özgürlük bakımından üniversite olamamış kurum
- yükseklerde dolaşmakifadeElde edilmesi çok zor şeyler istemek.
- yükseklerde uçmakifadeElde edilmesi çok zor şeyler istemek.
- yürekte var elde yokifadeYetenekli olup,imkansızlıklar yüzünden bunu geliştiremeyen insanlar için söylenir.
- yüreği geniş olmakifadeGamsız olmak,her şeyi kaldırabilmek
- yüreği kaynamakifadeiçinde şüphe ve endişe uyanmak.
- yüreği küt küt atmakifadeÇok heyecanlanmak.
- yüz bulmakifadeİlgi ve yakınlık görmek
- yüz bulup astar istemekifadeelde edinilen şeyle yetinmeyip daha fazlasını istemek
- yüz sürmekifadeÇok değerli, büyük birinin yanına çıkarken yüzünü yere doğru tutup sevgi ve saygısını göstermek. :’)
- yüz vermekifadeBirine aşırı hoşgörü, ilgi ve yakınlık göstererek şımartmak. Her istediğini yapmak.
- yüz yüze gelmekifadeKarşılaşmak
- yüze yüze kuyruğuna gelmekifadeBir işin büyük bir bölümünü bitirerek sonuna kadar gelmek.
- yüzü ak çıkmakifadeSuçu ve utanılacak bir durumu olmadığı açığa çıkan kimse.
- yüzünden kan damlamakifadeÇok sağlıklı olmak, sağlığı yüzünün renginden belli olmak.
- yüzüne kan gelmekifadeSağlığı yerine gelmek, benzinin solgunluğu geçmek.
- yüzünü ağartmakifadeBeğenilir iş yapmak, iş ve davranışlarıyla yakınlarının övünmesine sebep olmak
- yüzünü yere getirmekifadeutandırmak, mahcup duruma düşürmek.
- yüzünün akıyla çıkmakifadeBir işe girip o işten başarı elde ederek, onurunu zedelemeden, utanılacak bir duruma düşmeden çıkmak.
- yılan gibiifadeHain, sevimsiz ve soğuk kimse
- yılan gibi sokmakifadeBir kimseye sinsice kötülük etmek
- yılanın kuyruğuna basmakifadeKötü bir kimseye kötülük yapacak fırsat vermek.
- yıldırım gibiifadeBüyük bir hızla.
- yıldırımları üstüne çekmekifadeTehlikeli bakışları, dikkatleri, üzerine çekmek.
- yıldıza kement atmakifadeOlmayacak işlere girişmek.
- yıldızları barışık olmakifadeBirbiriyle iyi geçinen, anlaşan ve uyuşan insanlar.