Sözlük dizini
Deyimler
3.005 madde
- zokayı yutmakifadealdatılıp zarara sokulmak.
- zom olmakifadeçok sarhoş olmak.
- zurna gibiifadeİnce uzun.
- zurnacının karşısında limon yemekifadeUygunsuz bir davranışta bulunarak,çalışamaz hale getirmek
- zurnanın zırt dediği yerifadeYapılmakta olan işin en hassas, en önemli, en can alıcı yeri.
- zülfüyâre dokunmakifadeHatırlı, güçlü bir kimseyi veya bir makamı gücendirmek, darılmasına yol açmak.
- zümrüt gibiifadeYemyeşil.
- zürafa gibiifadeİnce, uzun boylu, uzun boyunlu (kimse).
- zılgıt çekmekifadeAzarlamak.
- zınk diye durmakifadeBirdenbire durmak.
- zıt gitmekifadeTers davranmak, aksi hareket etmek, karşı çıkmak, karşıt olmak.
- zıvanadan çıkmakifadeÇok öfkelenmek
- Çekme burunifadeDüzgün, biçimli burun.
- âciz kalmakifadeÇok uğraşmaya rağmen o işi yapamamak
- çabalama kaptan ben gidememifadeBoşuna çabalama anlamında.
- çabuk olmakifadeÇabuk davranmak, çabuk iş görüp oyalanmamak
- çadır kurmakfiilçadır kurulacak bez, keçe vb. şeyleri direklere gerip uçlarını bağlayarak çadırı içinde oturulacak duruma getirmek.
- çakmak çakmakfiilAteş yakabilmek için çakmağı tutuşturmak.
- çakılıp kalmakifadeBir yerde uzun süre hareketsiz kalmak.
- çalmadan oynamakifadeÇok keyifli ve sevinçli durumda bulunmak.
- çalımından geçilmemekifadeçok çalımlı olmak.
- çamur atmakifadeBirini kötü bir işe karışmış göstermek, kara çalmak, iftira etmek
- çan çan etmekifadeYüksek sesle, sürekli gevezelik etmek. Şöyle yaparız, böyle yaparız, köye sokmayız diye çan çan ötüyorlardı.
- çan çan konuşmakifadeYüksek sesle, sürekli gevezelik etmek.
- çan çan ötmekifadeYüksek sesle, sürekli gevezelik etmek.
- çangıl çungul etmekifadeDüşme, çarpma veya sürtünmeyle rahatsız edici sesler çıkarmak.
- çantada keklikifadeBir şeyin ya da bir durumun çoktan hâlledilmiş olduğu, artık herhangi bir zorluk çıkmayacağı, başarı veya kazanımın neredeyse garantilendiği anlamındaki deyim
- çanına ot tıkamakifadeSesini çıkaramayacak, kötülük edemeyecek bir duruma getirmek, susturmak
- çanına ot tıkmakifadeSesini çıkaramayacak, kötülük edemeyecek bir duruma getirmek, susturmak.
- çapanoğlu çıkmakifadeBir işte başa dert olacak bir durumla, bir sorunla karşılaşmak.