Sözlük dizini
Mecazlar
1.479 madde
- yedi canlısıfatSonucu ölüm olabilecek birçok olaydan sağ çıkan (kimse veya hayvan).
- yedirmekfiilyemesini sağlamak.
- yelpazeisimSallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç.
- yem borusuisimAskerlikte hayvanlara yem verme saatinin geldiğini bildirmek için çalınan boru.
- yenilgiisimBir savaşta, yarışmada kaybetme, yenilme.
- yerisimBir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk; mahal, mevzi.
- yer açmakfiilbir kişiye oturmaoturması için yer hazırlamak
- yer minderiisimYere serilerek üzerine oturulan yün, pamuk, sünger vb.yle doldurulmuş minder.
- yer yerzarf(mecaz) ara sıra
- yeraltısıfatGizli ve yasa dışı.
- yerinde saymakifadeYürür gibi yaparak hep aynı yerde, sürekli olarak ayağın birini kaldırıp birini basmak.
- yerli yersizzarf(mecaz) uygun zamanı olup olmadığı düşünülmeden
- yersizsıfatbarınacak yeri olmayan
- yetişmekfiilUlaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak.
- yetiştirmekfiilBirini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak.
- yeğnisıfathafif
- yeşillenmekfiilyeşermek
- yobazsıfatdinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kişi)
- yokarıisim(Düziçi ağzı) bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı
- yoklukisimyok olma, bulunmama durumu, adem, ademiyet, fıkdan, gaybubet, hiçlik
- yoksulsıfatgeçinmekte çok sıkıntı çeken, fakir, fukara, variyetsiz, varlıksız
- yolisimKarada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık.
- yol göstermekifadeKılavuzluk etmek, yolu bilmeyene anlatmak, tarif etmek.
- yolcuisimYolculuğa çıkmış kimse.
- yolculukisimÜlkeden ülkeye veya bir ülke içinde bir yerden bir yere gidiş veya geliş.
- yoldan çıkmakifadeBelli bir yol izleyen taşıtlar herhangi bir sebeple yolundan ayrılmak, gitmez olmak.
- yolgeçen hanıisimGireni çıkanı belirsiz yer.
- yolmakfiilBitki, tüy vb.ni çekerek yerinden çıkarmak, çekip koparmak; almak
- yolsuzlukisimyolsuz olma durumu
- yontmakfiilBir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek; yonmak.