Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- boksörisimBoks yapan kimse, yumruk oyuncusu, sporuyla uğraşan kişi
- boksisimbelirli kurallara uyularak yapılan yumruk dövüşü, yumruk oyunu
- blöfisimİskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı
- bittabizarfdoğal olarak , haliyle
- bilançoisimBir kuruluşun, bir ticarethanenin belirli bir dönem sonundaki veya belirli bir gündeki taşınır ve taşınmaz varlıkları ile bunları sağlamak için kullanılan öz ve yabancı kaynakları dengeli olarak gösteren çizelge
- bigudiisimKadınların saçlarını kıvırmak için kullandıkları, metal, sünger veya plastikten, boru biçiminde küçük araç
- bifyografiisimyaşamöyküsü
- bibloisimÇeşitli maddelerden yapılan heykel, vazo vb. zarif, küçük süs eşyası
- bibliyomaniisimKitap toplama ya da biriktirmenin sosyal ilişkilerin ve sağlığın zarar gördüğü bir noktaya kadar ilerlemesini içeren obsesif kompülsif bir bozukluk
- beyannameisimbir kişinin resmî kuruluşa herhangi bir durumu bildirmek için verdiği çizelge, bildirge
- betonyerisimbetonkarar
- beraatisimaklanma
- bedduaisimbirinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenç, kargış, lanet, kötü dua
- bayiisimHerhangi bir ürünü ana firma adına satma yetkisi olan kimse, dükkân veya kuruluş.
- başkâtipisimBir dairedeki katiplerin başı, başyazman
- bağ-fiilisimzarf-fiil
- basketbolisimbeşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu
- barometreisimatmosfer basıncı ölçmeye yarayan alet, basınçölçer
- barajisimSuyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılan bent
- banyoisiminsanların başta beden temizliği olmak üzere ağız ve diş bakımı, tıraş ile boşaltım işlemlerini gerçekleştirdiği oda
- banliyöisimgenellikle oturma alanı niteliğinde olan, şehir merkezinden uzakta veya sınırlarına yakın yerlerde bulunan şehir yöresi, varoş, yörekent
- bankisimçoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra
- balastisimDemir yolları ile şoselere döşenen taş kırıkları
- bahtisimyazgı.
- bahaneisimbir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep
- bagetisimbateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk
- aşiretisimoymak
- azletmekfiilgörevden almak
- azarlanmakfiilpaylanmak
- azarlamakfiilkırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek