Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- varabilmekfiilvarma ihtimali veya imkânı bulunmak
- varageleisimBir şeyi, bir yerden bir yere çekerek götürüp getirmeye yarayan araç.
- varakaisimKâğıt, yazılı kâğıt
- varaklamaisimVaraklamak işi veya durumu
- varaklamakfiilVarak yapıştırarak süslemek
- varaklanmaisimVaraklanmak durumu
- varaklanmakfiilVaraklamak işine konu olmak
- varakpareisimKâğıt parçası
- varakçıisimVarakla süs yapan zanaatkâr
- vardaünlemDikkat et, savul, destur
- vardabandıraisimÖzellikle savaş gemilerinde işaret alıp vermekte usta er
- vardacıisimVarda işini sesle veya araçla yapan kimse
- vardavelaisimKüpeştedeki yatay çubuklara veya güvenlik amacıyla yatay olarak çekilen demir, ağaç, zincir veya halat korkuluklar
- vardelaisimYaklaşık 3 santimetre genişliğinde yumuşak kösele şerit
- vardiyaisimYirmi dört saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri; posta.
- vardiyacıisimVardiya ile çalışan kimse
- vardırmaisimVardırmak işi veya durumu
- vardırmakfiilvarmasına yol açmak, götürmek
- varfarinisimPıhtılaşma faktörlerinin salgılanmasını baskılayan kumarinden elde edilen kristal özellikte kimyasal madde. Tromboembolizmin tedavisi amacıyla geliştirilmiş olsa da yüksek dozlarda fare zehri olarak kullanılır. K vitamini için özel panzehirdir.
- vargelisimHerhangi bir makinenin bir doğrultuda gidip gelerek iş gören parçası
- varidatisimgelirler
- varidatçıisimDevletin gelir işlerini yürüten görevli
- varilisimçoğunlukla sıvı maddeleri koymak için kullanılan, metalden yapılmış, silindir biçiminde, üstü kapalı kap
- varisisim, Toplardamarların fonksiyonel bozuklukları sonucu ya da kan akımının önündeki bir engel nedeniyle genişleyerek kıvrımlı bir hâl alması; ordubozan
- varisellaisimsuçiçeği
- varisliisimVaris rahatsızlığı olan kimse.
- varlıklılıkisimvarlıklı olma durumu
- varmaisimvarmak işi
- varmakfiilerişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, vasıl olmak
- varoitusääniisimuyarı sesi