Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- varoluşisimvar olma, var olma olgusu, mevcudiyet
- varoluşçuisimvaroluşçuluk yanlısı, egzistansiyalist
- varoluşçulukisimvaroluşun özden önce geldiğini ve özü sürekli olarak yarattığını ileri süren öğreti, egzistansiyalizm
- varoşisimŞehrin merkezinden uzak ve çoğu eğitim düzeyi düşük yoksul halkın oturduğu semt, kenar mahalle.
- varsanıisimsanrı
- varsaymaisimVarsaymak işi.
- varsaymakfiilbir olgunun sonuçlarından yararlanabilmek, bu sonuçlar üzerine düşünce üretebilmek için onu olmuş veya olacak saymak, farz etmek
- varsayılanisimFabrika çıkışında belirlenmiş özgün yazılım ayarları.
- varsayılmaisimVarsayılmak işi.
- varsayılmakfiilbir şeyin var olduğu kabul edilmek, farz olunmak
- varsayımisimDeneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce.
- varsağıisimGüney Anadolu'da "Varsak" boyu halkınca özel bir ezgi ile söylenen nazım türlerinden biri
- varsıllaşmaisimvarsıllaşmak durumu
- varsıllaşmakfiilZengin duruma gelmek
- varsıllıkisimzengin olma durumu, zenginlik
- vartaisimTehlikeli durum
- varyantisimBir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol.
- varyasyonisimDeğişik biçim, varyete
- varyemezlikisimVaryemez olma durumu
- varyeteisimŞarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri
- varyeteciisimVaryete yapan kimse
- varyetecilikisimVaryetecinin yaptığı iş
- varyosisimBalyoz
- varılmaisimvarılmak işi
- varılmakfiilHerhangi bir yere ulaşılmak.
- varışlılıkisimVarışlı olma durumu, irfan
- vasabiisimturpgiller familyasına üye bitki
- vasektomiisimKısırlaştırma
- vasiisimölen bir kimsenin vasiyetini yerine getirmekle yükümlü olan kimse
- vasilisimBirinden aslâ ayrılmaz kimse.