Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- vesveseisimkuruntu
- vesveselilikisimişkillilik, kuruntululuk, kuşkululuk, şüphelilik
- vesvesesizlikisimişkilsizlik, kuruntusuzluk, kuşkusuzluk, şüphesizlik
- veterinerisimbaytar, veteriner hekim
- veterinerlikisimVeteriner olma durumu veya veterinerin işi
- vetoisimBir yetkinin, bir yasanın, bir kararın yürürlüğe girmesine karşı çıkma hakkı
- veyabağlaçAyrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz; yahut, veyahut
- veyahutbağlaçYahut
- vezikülisimİçi su dolu kabarcık
- vezirisimOsmanlıda bakanlık ve valilik gibi önemli görevleri yerine getiren ve paşa ünvanlı olan kişi
- veziriazamisimVezir-i Azam, padişahın mutlak vekilidir. Başlangıçta bir vezir vardı, devletin genişlemesiyle beraber vezir sayısı artırıldı. Bu nedenle 1. vezire Vezir-i Azam denildi. 19. yüzyıldan itibaren sadrazam denilmiştir.
- vezirlikisimVezir olma durumu, vezir derecesi, vezaret
- vezirparmağıisimBir tür hamur tatlısı.
- vezneisimbanka vb. kurum ve kuruluşlarda para alınıp verilen yer
- vezneciisimBanka vb. kurum ve kuruluşlarda para alıp veren görevli; kasacı, veznedar.
- veznecilikisimVeznecinin yaptığı iş
- veznedarisimBanka veya bir kuruluşta para alan, ilgili ödemeleri yapan ve işlemlerin kaydını tutan kişi; vezneci
- veznedarlıkisimVeznedarın görevi.
- veçhişebehisimBenzetme yönü.
- vibrasyonisimTitreşim
- vibratörisimTitreşim yaratan araç
- vibriyoisimVirgül biçimindeki bakteri
- vibriyonisimVirgül biçimindeki bakteri
- vicdanisimkişiyi kendi davranışları hakkında bir yargıda bulunmaya iten, kişinin kendi ahlak değerleri üzerine dolaysız ve kendiliğinden yargılama yapmasını sağlayan güç
- vicdanenzarfVicdan bakımından
- vicdansızcazarfVicdansız bir biçimde
- vicdansızlıkisimVicdansız olma durumu
- vidaisimDöndürülerek bir yere sokulan burmalı çivi.
- vidalaisimÇanta ve ayakkabı yapılan tabaklanmış dana derisi
- vidalamaisimVidalamak işi