Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- viyolacıisimViyola çalan kimse
- viyolaisimyaylı çalgılar ailesinin ikinci üyesidir ve şekli kemana benzemekle beraber kemandan biraz daha büyüktür, alto
- viyaklamakfiilViyak diye ses çıkararak
- viyaklamaisimViyaklamak işi
- viyakisimBebeğin ağlarken çıkardığı ses
- viyaisimDümeni ortaya alarak gemiyi bulunduğu doğrultuda yürütme
- vitrinlemekfiilVitrin durumuna getirmek.
- vitrinlemeisimvitrinlemek eyleminin mastarı
- vitellüsisimYumurtada, kabuk ve çekirdek dışında kalan maddelerin hepsi
- vitaminsizlikisimVitamin eksikliğinden veya yetersizliğinden doğan patolojik olayların hepsi
- viskoziteisimağdalı, koyu kıvamlı bir maddenin özelliği
- viskiisimTahıllar malt yapılarak şekerlendirildikten ve gereği kadar mayalandıktan sonra damıtılarak elde edilen alkollü içki
- virtüozisimHerhangi bir müzik aracını büyük ustalıkla çalabilen sanatçı
- virtisimDinî bir sözü sürekli tekrarlama
- virolojiisimVirüsleri inceleyen bilim dalı
- virdizebanisimDile dolama, dilden düşürmeme
- viranlaşmakfiilViran duruma gelmek
- viranlaşmaisimViranlaşmak işi veya durumu
- viranelikisimEv yıkıntıları bulunan yer
- vinyetisimBir kitabın sayfalarını süsleyen başlık, süslü harf gibi motif.
- vikontesisimKadın vikont veya vikont karısı
- viglâisimSavaş ve ticaret gemilerinin direklerine ve dalyanlarda dikine gömülmüş gönderler üzerine gözcülerin nöbet tutmaları için yapılmış yer
- videokasetisimBir video içini ekrana yansıtabilecek bir kayıt içeren kaset
- videoculukisimVideocunun işi
- videocuisimVideo alıp satan veya tamirini yapan kimse
- vidalanmakfiilVidalamak işine konu olmak
- vidalanmaisimVidalanmak işi
- vidalamakfiilVida ile tutturmak
- vidalamaisimVidalamak işi
- vidalaisimÇanta ve ayakkabı yapılan tabaklanmış dana derisi