Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- stafilokokisimMikroskopta üzüm salkımlarına benzer kümeler durumunda görülen mikroplar
- stadyaisimBir noktanın takeometreye olan uzaklığını ölçmek için, bu nokta üzerine düşey doğrultuda konan santimetrelere bölünmüş mira
- spotçuisimBir malı çok miktarda toptancıdan veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satan kimse
- sporlularisimBir hücrelilerin, omurgalı ve omurgasız hayvanlarda asalak olarak yaşayan, çok az hareket edebilen, sporla üreyen bir alt takımı
- sporlanmakfiilSpor oluşturmak veya (bakterilerde) spora dönüşmek
- sporlanmaisimSpor oluşturma veya (bakterilerde) spora dönüşme
- sporculukisimSporla uğraşma, spor yapma
- spirilisimSarmal biçiminde uzun ve kıvrık, bazıları titrek tüylerle kaplı, iplik biçimindeki bakterilerin genel adı
- spermatozoitisimer bezi borucuklarının ürettiği, atmığın içinde bulunan erkek döl hücresi, tohum
- spermasızlıkisimSperma salgısının yokluğu
- spazmisimKasların, özellikle diz kaslarının iradesiz kasılması
- sözlükçülükisimBir dilin veya karşılıklı olarak daha fazla dilin söz varlığını sözlük biçiminde ortaya koymak üzere yöntemleri araştırma; sözlük hazırlama, yazma ilkelerini, kurallarını geliştirme ve uygulama alanına çıkarma işi; sözlük bilgisi, lügatçilik, leksikografi.
- sözlükçüisimSözlük yazan ve hazırlayan kimse; lügatçi, leksikograf
- sözlükçeisimHerhangi bir bilim dalının söz varlığını içeren sözlük
- sözleşmesizzarfSözleşmeye dayanmayan, sözleşme yapılmamış olan, mukavelesiz, kontratsız
- sözlendirmekfiilBir filmi görüntüleriyle eş zamanlı olarak sözlü duruma getirmek
- sözlendiricilikisimSözlendirici olma durumu ve sözlendiricinin işi, dublâjcılık
- sözlendiriciisimBir filmin sözlendirilmesinde çalışan kimse, dublâjcı
- sözdezarfsözüm ona, sanki, güya
- sözcülükisimBir kurul, bir topluluk veya kişi adına konuşma görevi.
- sözcüisimbir kuruluş veya kişi adına konuşma yetkisi olan kişi
- söyleyişisimsöyleme işi
- söylevciisimCoşkulu ve güzel konuşan, hitabede bulunan kimse
- söyletmekfiilSöylemesine yol açmak
- söyletmeisimSöyletmek işi
- söyleşmekfiilkarşılıklı konuşmak, hasbihâl etmek, sohbet etmek
- söyleşmeisimSöyleşmek işi
- söylenmekfiilsöyleme işi yapılmak
- söylenmeisimsöylenmek işi, telaffuz
- söylenilmekfiilSöylenmek