Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- silâhendazisimGereğinde karaya çıkarılan, özellikle tüfeklerle donatılmış deniz eri
- silâhçıisimSilâh yapan veya satan kimse
- siktirmekfiilDefolup gitmek
- siklonisimAtmosferde bir alçak basınç alanı çevresinde hızla dönen rüzgârların oluşturduğu şiddetli fırtına
- sikkelemekfiilHayvanları sikkeye bağlamak
- sikkelemeisimSikkelemek işi veya durumu
- sikalarisimAçık tohumlardan, parklarda süs bitkisi olarak yetiştirilen, yurdu Güney Asya olan, palmiyelere benzer ağaç ve ağaççıkları içine alan bir familya
- sihirlenmekfiilBüyülenmek
- sihirlenmeisimSihirlenmek işi veya durumu
- sigortalanmakfiilSigorta bağlanılmış olmak
- sigortalanmaisimSigortalanmak işi veya durumu
- sigortalamakfiilSigorta etmek
- sigortacılıkisimSigortacının işi
- sigortacıisimBelirli bir prim karşılığında, sigortalıya veya bir tazminattan yararlanacağı belirtilmiş olan kimseye, bir zarara uğraması durumunda bir para veya gelir ödemeyi üstlenen kimse
- siftinmekfiilOyalanmak, vakit geçirmek
- siftinmeisimSiftinmek işi
- siftahlamakfiilBir şeyi ilk kez satmak, siftah etmek
- siftahlamaisimSiftahlamak işi
- sifonlularisimyassı solungaçlılardan bir sınıf
- sifonlamakfiilSifonu çekmek
- sifonlamaisimSifonlamak işi
- sifisimİthalâtta bir malın bedeli, sigortası ve navlunu giderleriyle birlikte olmak üzere maliyeti
- sidiklikisimCanlılarda sidiğin atıldığı organ
- siderozisimÇoğunlukla kahverengi demir karbonat birleşimli demir cevheri
- sideritisimIçinde yalnız demir ve nikel bulunan gök taşı
- sibernasyonisimGüdüm biliminden yararlanarak özellikle fabrikalardaki üretimin, bilgisayarlar yardımıyla denetimi
- sızlayışisimSızlamak işi veya biçimi
- sızlatmaisimSızlatmak işi
- sızlanmakfiilKendine yapılan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak; söylenmek, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek.
- sızlanmaisimsızlanmak işi; sızıltı, tazallüm