Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- kullaşmaisimKullaşmak işi veya durumu
- kullapisimIplik üzerine sırma sarmaya yarar bir dolap
- kullanışisimKullanmak işi veya biçimi
- kullanılmakfiilkullanma işine konu olmak
- kullanılmaisimkullanılmak işi
- kullandırmakfiilKullanmak işini yaptırmak
- kulamparaisimoğlancı
- kulaklıkisimKulakları soğuk, rüzgâr vb. dış etkilerden korumak için kulak kepçesini örtecek biçimde yapılmış kılıf.
- kulakçıisimKulak, burun, boğaz hekimi
- kulağakaçanisimDüz kanatlılardan, karnında çatal biçiminde iki uzantı bulunan, meyve ve sebzelere zarar veren otçul bir böcek (Forficula auricularia)
- kulaçlayışisimKulaçlama işi veya biçimi
- kulaçlamaisimKulaçlamak işi
- kukuletalısıfatKukuletası olan.
- kukuletaisimYağmur, soğuk vb. dış etkilere karşı başa geçirilen, giysiye dikili veya ayrı olarak kullanılan başlık
- kuklavarizarfKukla gibi, kuklaya benzer biçimde
- kuklalıkisimBaşkasının isteğine göre davranma
- kuklacılıkisimkuklacının yaptığı iş
- kuğurmakfiilGüvercin ötmek
- kuğurmaisimKuğurmak işi
- kudümzenisimKudüm çalan
- kuduruşisimKudurmak işi veya biçimi
- kudurtmakfiilKudurmasına sebep olmak
- kudurtmaisimKudurtmak işi
- kudurmaisimKudurmak işi
- kudretsizlikisimGüçsüz olma durumu, argınlık, takatsizlik
- kudasisimİsa'nın havarileriyle birlikte yediği son yemeği anmak için, Hristiyanların kilisede bir kap içinde ekmek ve şarabı kutsayarak yaptıkları tören, liturya.
- kucaklayışisimKucaklamak işi veya biçimi
- kucaklaşmakfiilBirbirlerini kucaklamak, kucuşmak
- kucaklaşmaisimKucaklaşmak işi
- kucaklanmakfiilKucaklamak işi yapılmak