Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- kanuncuisimKanun çalan kimse, kanunî
- kantoisimtulûat tiyatrolarında oyundan önce genellikle kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri
- kantaronisimKantarongillerden, hekimlikte kullanılan, sarı çiçekli, acı köklü, küçük bir bitki , (Gentiana lutea).
- kantarlamakfiilKantarla ağırlığını ölçmek
- kantariyeisimÇarşıya, pazara getirilen şeylerden alınan tartı vergisi
- kantisimşeker ve limonla içilen sıcak su
- kansızlıkisimKanda alyuvar sayısının ve hemoglobin miktarının azalmasından ileri gelen bir hastalık durumu, anemi
- kansızlaşmakfiilKanı azalmak, kansız kalmak
- kansızlaşmaisimKansızlaşmak işi
- kanserleşmekfiilKansere dönüşmek, kanser durumunu almak
- kanoisimkürekle yürütülen dar, uzun, hafif tekne
- kanmazlıkisimIhtiyacını veya isteğini yeteri kadar karşıladığı hâlde yeterli bulmamak
- kanmaisimkanmak işi
- kanlanmakfiilKan bulaşmak
- kanlanmaisimKanlanmak işi
- kanlandırmakfiilKanlanmasını sağlamak
- kanlandırmaisimKanlandırmak işi
- kanlamaisimKanlamak işi
- kankanisimKadınların oynadığı hareketli bir Fransız dansı
- kanıtsamaisimKanıtsamak işi
- kanıtlanmakfiilkanıtlama işi yapılmak, ispat edilmek
- kanırtmakfiilBüküp zorlayarak yerinden oynatmak
- kanırtmaçisimBir şeyi kanırmak için kullanılan değnek veya araç, bir tür kaldıraç.
- kanırtmaisimKanırtmak işi
- kanırmakfiil(bir şeyi) Eğip zorlayarak yerinden çıkarmak veya çıkarmaya çalışmak
- kanırmaisimKanırmak işi
- kanıksamaisimkanıksamak işi
- kanıklıkisimElindekinden hoşnut olma durumu, kanaat, kanaatkârlık
- kanıklanmakfiilEdindiği bir şeyi yeter bulmak, yetinmek, kanaat etmek
- kangrenleştirmekfiilKangren durumunun ortaya çıkmasına sebep olmak