Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- karılıkisimKadın olma durumu
- karımaisimKarımak işi
- karımakfiilYaşlanmak, kocamak, ihtiyarlamak
- karınisimİnsan ve hayvanlarda gövdenin kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi; batın
- karıncalanmaisimKarıncalanmak işi
- karıncalanışisimKarıncalanmak işi veya biçimi
- karıncalarisimZar kanatlıların, karınca adı altında toplanan ve beş bin kadar türü sayılan bir dalı
- karıncaseverisimKarınca yiyerek geçinen ve karınca yuvası çevresinde yaşayan böcek
- karıncasızsıfatKarıncası olmayan.
- karıncayiyenisimKarıncayiyengillerden, Avustralya'da yaşayan, karıncayla beslenen burnu uzun bir memeli türü.
- karıncayiyengillerisimÖrnek hayvanı karıncayiyen olan, vücutları kirpi dikenli, ağızları boru biçiminde uzamış, karıncayla beslenen bir familya
- karıncıkisimVücudun çeşitli organları içinde bulunan boşluk.
- karınlamaisimkarınlamak eyleminin mastarı
- karınlamakfiilGemi yanını dayamak.
- karınmaisimKarınmak işi
- karınmakfiilSallanarak, karışmak
- karıntasıisimPastırmacılıkta hayvanın göbek etlerine verilen ad
- karıntıisimAnaforlarda oluşan çevrinti
- karışabilmeisimkarışabilmek işi
- karışabilmekfiilkarışma ihtimali veya imkânı bulunmak
- karışlamaisimkarışlamak eyleminin mastarı
- karışlamakfiilKarışla ölçmek.
- karışmaisimkarışmak işi, dahil
- karışmakfiilİki veya ikiden çok şeyin bir araya gelip birbirinin içine dağılması, birbirinin içine girmesi.
- karıştıransıfatKafa karıştıran.
- karıştırmaisimkarıştırmak işi
- karıştırmakfiilkarışma işini yaptırmak
- karıştırtmakfiilBirinin başka birini karmakarışık etmesine izin vermek.
- karıştırıcıisimİki veya daha çok maddeyi birbiri içinde dağıtmaya, karıştırmaya yarayan araçların genel adı.
- karıştırılmaisimKarıştırılmak işi