Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- karambolisimBilârdo oyununda istaka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması
- mastıçiçeğiisimÖküzgözü
- gözenekleştiriciisimBir reçine ya da kauçuğa katıldığında sıcaklığın yükselmesi sonucu gaz vererek bozunan ve böylece karışımın kütlesi içinde açık ya da kapalı gözeli bir köpük ya da süngerimsi doku oluşturan bileşik.
- gömüldürükisimBoyunduruğa geçirilen kısa değnek.
- delmekfiildelik açmak, delik duruma getirmek
- değnekçiisimTaşıt işleri ile uğraşan kişiler arasında düzeni sağlayan kişi.
- değişmekfiilbaşka bir hâle girmek
- dedikoduisimbaşkalarını çekiştirmek için yapılan konuşma
- debelenmekfiilÇırpınmak, tepinmek, kımıldanmak
- davranmakfiilbir kişiye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak
- darılmakfiilhoşlanılmayan bir davranıştan dolayı konuşmayı,alışverişi kesmek
- darağacıisimidama mahkum edilenleri asmak için kurulan üç ayaklı sehpa, idam sehpası
- danışmakfiilbir iş için bilgi veya yol sormak, görüş almak, istişare etmek, müracaat etmek, meşveret etmek
- cumhuriisimcumhuriyet idaresine ait
- insaniçincilikisimİnsanmerkezcilik
- insanmerkezcilikisimİnsanı evrenin merkezi sayan, bütün öbür yaratıkların insan için yaratılmış olduklarını söyleyen dinî nitelikli öğreti, insaniçincilik, antroposantrizm
- bultakisimOkul öncesi çocukların zekâ gelişimi için tasarlanmış, genellikle küp veya top biçiminde yapılan, üzerlerinde çeşitli şekillerde delikler bulunan ve bu şekillere göre hazırlanmış parçaları uygun deliğe sokma esasına dayanan bir oyuncak.
- damgalamakfiilbir şeyin üzerine damga ile işaret yapmak, damga vurmak
- dalamakfiilKöpek, kurt ayı hayvanların ısırığı
- büzmekfiilburuşturarak, sıkıştırarak veya kıvrım yaparak bir şeyin alanını ve hacmini küçültmek
- büyütmekfiilbüyük duruma getirmek, genişletmek
- büyüteçisimcisimleri büyüten,yaklaştırıcı mercek
- büyüklenmekfiilBüyüklük taslamak, kendini büyük/üstün görmek, kibirlenmek.
- büyücüisimbüyü yapan kimse, bağıcı, afsuncu, efsuncu, sihirbaz
- bütünlmekfiileksiksiz duruma getirmek
- bütünlemeisimtamamlama, tam duruma getirme, ikmal
- büstisimvücudun, omuzlarla birlikte göğüsten yukarı bölümü
- büsbütünzarfiyiden iyiye, iyice, tamamen, tamamıyla, temelli, bütün bütün
- bültenisimÖzel veya resmî kurum, kuruluş veya yetkili kişilerce herhangi bir durumla ilgili olarak süreli veya süresiz yayımlanan duyuru
- şarapçıisimŞarap yapan veya satan kimse.