Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- oganessonisimatom numarası 118 olan bir kimyasal element
- ohünlemSevinç, beğenme, hayranlık, rahatlama gibi çeşitli duyguları belirtir
- ohlamaisimOhlamak işi veya durumu
- ohlamakfiilOh sesini çıkarmak, oh demek
- ojeisimEl ve ayak tırnaklarına sürülen, türlü renklerde boya.
- ojitisimYanardağ kütlelerinde bulunan ve feldispatla birlikte bazaltların temelini kuran piroksen cinsinden mineral madde
- okaliptusisimMersingillerden, asıl yurdu Avustralya olan, boyu 100 metreyi aşabilen, toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen, sert ve reçineli odunu bina yapımında ve yakacak olarak kullanılan, beyaz, sarı veya kırmızı çiçekli, her zaman yeşil bir ağaç; sıtma ağacı (Eucalyptus globulus).
- okapiisimGevişgetirenlerden, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde bataklık ormanlarda yaşayan, bir metre yüksekliğinde, gövdesi kızıl kestane, bacakları beyaz çizgili bir memeli hayvan
- okarisimTelli balıkçıl
- okarinaisimGüney Amerika'da topraktan yapılan nefesli bir çalgı
- okazyonisimfırsat
- okcuisimOk yapan veya satan kimse.
- okeyisimPlastik, tahta, mika vb. maddelerden yapılmış taşlar kullanılarak dört kişiyle oynanan ve konkene benzeyen bir tür oyun.
- okeylemeisimoldulama
- okeylemekfiiloldulamak
- okkalamaisimOkkalamak işi
- okkalamakfiilBir şeyin ağırlığını yaklaşık olarak anlayabilmek için elle yoklamak
- oklamaisimoklamak işi
- oklamakfiilok gibi fırlama
- oklanmaisimOklanmak işi veya durumu
- oklanmakfiilOkla vurulmak
- oklavaisimhamur açmakta kullanılan silindir biçiminde uzunca, ince değnek
- oklavacıisimoklava yapan veya satan kimse
- oklavıisimKete açmada kullanılan bir tür ağaçtan yapılmış alet.
- oklukirpiisimKemirgenlerden, kirpiye benzeyen, uzun dikenleri olan bir hayvan
- okluzyonisimÇene kapatıldığında; normal bir kapanışta, dişlerin birbirine değen yüzeylerin oluşturduğu düzlem
- oklüzyonizmisimengelleme politikası
- okofobiisimtaşıt araçlarından korkma
- okramaisimOkramak işi veya durumu
- okramakfiil(acıkmış, susamış olan at için) Yiyecek veya su gördüğü zaman kişnemek