Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- okumayarakzarfokuma işini yapmayarak
- okumeisimAfrika'da yetişen, kerestesi parlak, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)
- okumuşlukisimokuryazar, öğrenim görmüş olma durumu
- okunabilmekisimokunma ihtimali veya imkânı bulunmak
- okunaklılıkisimOkunaklı olma durumu.
- okunaksızlıkisimOkunaksız olma durumu.
- okuncakisimBir resmin, bir karikatürün altına yazılan yazı.
- okunmaisimokunmak eyleminin mastarı
- okunmakfiilokuma işine konu olmak
- okunulmaisimOkunulmak işi veya durumu
- okunulmakfiilOkumak işi yapılmak
- okunuşisimokunmak işi veya biçimi
- okuryazarlıkisimokuryazar olma hâli
- okutmaisimOkutmak işi
- okutmanisimÜniversitede yabancı dil, Türkçe, tarih öğretimi ile görevlendirilen, uygulamalı çalışmaları yöneten öğretim üyesi yardımcısı, lektör
- okutmanlıkisimOkutmanın görevi, lektörlük
- okutturmaisimOkutturmak işi
- okutturmakfiilOkutmak işini yaptırmak
- okutulmaisimokutulmak eyleminin mastarı
- okutulmakfiilOkutmak işine konu olmak
- okutuşisimOkutmak işi veya biçimi
- okuyabilmeisimOkumak işi.
- okuyabilmekfiilOkuma imkânı veya olasılığı bulunmak: "Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi." -H. E. Adıvar.
- okuyarakzarfokuma işini yaparak
- okuyuculukisimOkuyucu olma durumu
- okuyuşisimOkumak işi veya biçimi
- okyanusisimKıtaları birbirinden ayıran deniz
- okyılanıisimBaşı pullu, boyu iki metre kadar olan, zehirli ve tehlikeli bir yılan (Zamenis gamonensis).
- okçulukisimsilah olarak yay ve ok kullanan, eski çağ askerlerinin yaptığı işe verilen ad, bir spor dalı
- okülerisimoptik aletlerinde mikroskop, teleskop vb. sistemlerde kullanılan gözün hemen önündeki akromat mercek grubu, objektiften aldığı ışınları göze veren mercek sistemi