Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- ortaklaşmakfiilOrtak olarak davranmak, ortak olmak
- ortaklaştırmaisimOrtaklaştırmak işi veya durumu
- ortaklaştırmakfiilOrtak duruma getirmek, kolektifleştirmek
- ortaklıkisimortak olma durumu, iştirak, müşareket, şeriklik
- ortaksamaisimKarşımızdakine söz söylerken, yalnız onu ilgilendiren bir işe kendimizi de ortak gösterecek şekilde hitabetmemiz. Bir öğretmenin öğrencilere: "Çalışmıyoruz, tembellik ediyoruz, sonra güçlük çekeriz" demesi gibi.
- ortaksızsıfatOrtağı olmayan.
- ortakyaşarisimOrtak yaşama durumunda bulunan (canlı)
- ortakyaşarlıkisimOrtakyaşar olma durumu
- ortakçılıkisimToprağın işlenmesi sonucunda elde edilecek ürünün, toprak sahibi ile toprağı işleyen arasında koşulları önceden belirlenen özel sözleşmeye göre paylaşılmasına dayanan işletme biçimi, yarıcılık, marabacılık, Ortakçı olma durumu.
- ortalamakfiilortasını bulmak, ortasına varmak
- ortalamasınazarfOrtalayarak
- ortalıktazarfGöz önünde, meydanda
- ortalıkçıisimEvlerde temizlik yapan, ortalığı temizleyen kimse.
- ortamisimCanlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü; âlem
- ortaokulisimöğrencileri genel eğitim yoluyla bir yandan hayata, bir yandan da liseye hazırlayan, genellikle üç yıllık ortaöğretim okulu
- ortaöğrenimisimİlköğrenim ile yükseköğrenim arasında görülen öğrenim dönemi
- ortaöğretimisimulusal eğitim sisteminde belirlediği müfredata ve süreçlere göre 14-18 yaşları arasındaki öğrencilerin genel, mesleki ve teknik alanlarda eğitimlerini sürdürebilmesini sağlayan kurum
- ortezisimKemikteki biçim bozukluğunu düzelten, bozukluğun ekleme vereceği yükü azaltan veya felçli kasa destek veren araç
- ortodontiisimDiş hekimliğinin, dişleri çenelerin üzerine estetik ve görev bakımlarından düzenli bir biçimde yerleştirmekle uğraşan kolu
- ortoklazisimDik açı biçiminde ayrıtları olan, billurları parça hâlinde dilinen bir çeşit potasyum feldspat, ortoz
- ortopediisimHekimliğin çocuklardaki vücut biçimsizliklerini düzelten veya önleyen bir kolu
- ortopedistisimOrtopedi uzmanı
- ortozisimortoklaz
- orunisimözel yer
- orundaşisimAynı orunda (mevki, makam, mansıp) bulunan kimselerin her biri.
- orunlamaisimBir konunun yerine onunla benzerlikleri olan bir başka konuyu anlatma
- oryaisimkaro
- oryantalizmisimdoğu bilimi
- oryantasyonisimyönlendirme
- oryantiringisimyönbul