Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- piknometreisimÖzgül ağırlığı ölçmeye yarayan alet
- pikoisimKimi örtülerin ve çamaşırların kenarına makineyle yapılan bir süs türü
- pikoculukisimPikocunun işi veya mesleği
- pikolaisimnormal bir flütün bir oktav tızıne ayarlanmıs küçük flüt
- pikoloisimBüyüklüğü 5 milimetreden küçük fındık içi
- pikselisimSayısal imgelemede, ekranın gösterilebilen en küçük ögesi, ya da imgenin denetlenebilen en küçük birimi.
- piktogramisimBir eşyayı, bir nesneyi, bir yeri, bir işleyişi ya da bir kavramı resmetme yoluyla temsil eden sembol.
- pilisimKimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çeviren araç; batarya.
- pilanetaryumisimgüneş sistemini meydana getiren gök cisimlerini hareketlerini gök kubbesini temsil eden bir kubbe altında gösterme imkanı sağlayan yapı * gök evi.
- pilanimetreisimdüz bir arazinin ölçümüne yarayan alet
- pilanimetriisimdüz bir arazının alanını ölçmeye yarayan alet
- pilasterisimduvara yapışık sütun şeklinde mimaride kullanılan bir inşaat tekniği ve süs öğesi olarak kullanı
- pilatesisimGenelde yerde ve sağlıklı yaşamak için yapılan egzersizler
- pilavisimgenellikle pirinç, bulgur ve kuskustan yapılan yemek
- pilavcıisimPilav yapan veya satan kimse.
- piliisimKâğıt, kumaş v.s.'nin bir bölümün öbürünün üzerine getirilmesiyle oluşturulan kıvrım
- pilingisimcildin ölü hücrelerden arındırılmasını sağlayan, kan dolaşımını hızlandıran bir krem türü
- piliçisimtavuğunu küçüğü; erginleşmemış tavuk veya horoz piyiç gibi: genç ve alımlı, güzel (kız)
- pilleisimPille, pil kullanarak.
- pilonisimKule biçiminde ayak, madenî direk
- pilotajisimBir hava vasıtasını idare etme, sürme, yol gösterme işi
- pilotkaisimaskerî şapka türü
- pilotlukisimPilot olma hali
- pilotsuzsıfatpilotu bulunmayan
- pilpayeisimFilayağı
- pimisimİç içe geçen veya birbiri üzerine gelen parçaları tutturmaya yarayan bir tür tahta veya metal çivi
- pimpiriklikisimPimpirik olma durumu
- pimpirikçezarfPimpirikli bir biçimde
- pineklemeisimPineklemek işi
- pineklemekfiilara sıra gözünü kapayarak hareketsiz oturmak, uyuklamak