Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- püsürüklükisimPısırıklık
- pütürisimKüçük kabarcıklar
- pütürlenmeisimPütürlenmek işi
- pütürlenmekfiilPütürlü olmak
- pütürsüzlükisimPütürsüz olma durumu
- pıhtıisimkoyulaşarak yarı katı hale gelmiş sıvı; koyulaşmış veya katılasmış kan kalıntısı.
- pıhtılanmaisimpıhtılanmak eyleminin mastarı
- pıhtılaşmaisimsıvı durumdan pıhtı durumuna geçme, pıhtılaşmak işi, koagülasyon
- pıhtılaşmakfiilPıhtı hâline gelmek
- pıhtılaştırmaisimpıhtılaştırmak eyleminin mastarı
- pıhtılaştırmakfiilPıhtı durumuna getirmek
- pıhtılaştırıcıisimbirinci anlam
- pırisimKuşların kanat çırpma sesi
- pırasaisimZambakgillerden, sapından ve yapraklarından yararlanılan, çok yıllık bir kış sebzesi (Allium porrum).
- pırazvanaisimkılıç, bıçak vb. saplı şeylerin sap içinde kalan bölümü
- pırdöndüisimHayvan yularına takılan demir halka.
- pırlamaisimPırlamak durumu veya biçimi
- pırlangıçisimses çıkararak
- pırnalisimKışın yapraklarını dökmeyen bir tür çalı meşesi, (Quercus ilex)
- pırpırlamaisimPırpırlamak işi veya durumu
- pırpırlamakfiilYanıp sönmek
- pırpırlanmaisimPırpırlanmak işi veya durumu
- pırpırlanmakfiilPırpırlanmak işine konu olmak
- pırpırıisimYeniçeri salma erlerinin giydikleri kırmızı çuhadan dikilmiş cübbe, pirpiri
- pırpırımisim(Amasya ağzı) semizotu
- pırpıtçıisimPıtpıt işi ile uğraşan kimse
- pırtlamaisimPırtlamak işi veya durumu
- pırıldamaisimPırıldamak işi
- pırıltıisimpırıldayan şeyin çıkardığı ışık, ışıltı.
- pısmaisimPusma