Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- radyoelektrikisimFiziğin elektromanyetik dalgaların araştırılması ve uygulanması ile ilgili bölümü
- radyoelektronikisimElektroniğin radyoelektriğe uygulanması
- radyoeviisimRadyo yayınlarının gerçekleştirildiği yapı.
- radyofizikisimRadyoelektriğe ilişkin olayları inceleyen bilim dalı
- radyofizyolojiisimradyobiyoloji
- radyofobiisimradyasyondan, X ışınlarından korkma
- radyofoniisimElektromanyetik dalgaların özelliklerinden yararlanarak sesleri ileten sistem
- radyofonikisimRadyo ile ilgili, radyo ile verilen
- radyofotoisimFotoğraf, yazı gibi görüntülerin radyo dalgalarıyla uzaktan iletilmesini sağlayan sistem
- radyografiisimbir organ veya cismin biçimini X ışınlarından yararlanarak görüntüleme
- radyogramisimtelsiz telgrafla verilen haber ve bunun yazılı olduğu kâğıt
- radyoizotopisimDoğal bir elementin radyoaktif izotopu
- radyokarbonisimradyoaktif izotop ¹⁴₆C
- radyokimyaisimRadyoaktif cisimleri ve onların kimyasal özelliklerini inceleyen bilim dalı
- radyolinkisimRadyo, telefon, televizyon ve teleks gibi iletişim araçlarının kablo bağlantısı olmaksızın, istasyonlar arasında veya stüdyo ile verici istasyon arasında yüksek frekanslı radyo dalgaları ile bağlantı kurmaya yarayan sistem
- radyologisimışın bilimi uzmanı, ışın bilimci
- radyolojiisimışın bilimi
- radyometriisimIşıma şiddetinin ölçümü
- radyoskopiisimBir organ veya cismin ışınlar altında muayenesi
- radyoteknolojiisimElektro filmi çekme tekniği
- radyotelefonisimTelsiz telefon
- radyotelgrafisimTelsiz telgraf
- radyoterapiisimışın tedavisi, ışınım sağaltımı
- radyoterapistisimMakine ve ekipmanların kontrolünü yaparak, maske, hasta pozisyon kalıbı, kurşun blok, hastayı tedavi ve simülasyona hazırlama işlemleriyle, ışın tedavisi ve simülasyon yapma bilgi ve becerisine sahip nitelikli kişi
- radyumisimAtom numarası 88 olan bir kimyasal element
- rafisimüstüne öteberi koymak için duvara veya bir dolabın içine birbirine paralel olarak tutturulmuş, genellikle geniş, uzun tahta veya metal levha, sergen
- rafiisimyükseltici. hâmil. sâhib. kaldırıcı, kaldıran. * esma-i ilâhiyedendir
- rafiaisimyükselten. * kaldırmak için destek
- rafideisimbinanın direği
- rafihisimrahat içinde ve refahla yaşıyan