Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- mefkaretisim(eskimiş)Yoksulluk,zaruret,ihtiyaç
- mefazeisim(eskimiş)Kumluk yer,sahra
- medyumisimruhötesi iletişim kurma deneylerinde, ruhlarla insanlar arasında aracılık ettiğini ileri süren kimse
- mederisim/eskimiş)Kerpiç,kuru balçık
- medekisim(yöresel)Dişi manda;manda yavrusu,malak
- medebeisim(eskimiş)Ziyafet
- mecmaisim(eskimiş)Toplantı yeri
- meclaisim(eskimiş)Bir şeyin göründüğü ortaya çıktığı yer
- ladesisimTopluma mal olmuş, daha çok çocuklar arasında oynanan bir aldatmaca oyunu.
- münadiisimKamuya duyurulmak istenilen şeyleri yüksek sesle haber vermeyi iş edinmiş olan kimse
- daraisimkabıyla birlikte tartılan bir nesnenin kabının ağırlığı
- müneccimbaşıisimSaray müneccimlerinin başı olan kimse.
- munciisimKurtaran, kurtarıcı
- müncerisimBir yöne doğru sürüklenip götürülen
- münceliisimTecelli eden, apaçık, parlak
- münbasitisimYaygın, genişleyen
- münbaisisimGönderilmiş, gönderilen.
- münazilisimAzledilmiş, vazifesinden çıkarılmış
- münaziisimKavgacı, ağız kavgası yapan.
- münazırisimMünazara yapan
- münavebetenisimNöbetleşe
- münasafatenisimYarıyarıya
- münasafaisimYarıya bölme.
- münasebatisimMünasebetler, ilgiler, yakınlıklar.
- münakkatisimNoktalanmış,nokta konulmuş, noktalı
- münakkaşisimNakışlı, süslü, renkli süslemesi olan.
- münakkahisimAyıklanmış, temizlenmiş.
- münakisisimÇarpıp geri dönmüş,aksetmiş, yansımış.
- münkeheisimEvlenme.
- münaferetisimNefret etme, birbirini sevmeme, soğukluk.