Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- sardalyaisimHamsigillerden, ılık denizlerde yaşayan, gümüş renginde, pullu, konservesi ve tuzlaması yapılan küçük bir balık, (Sardina Pilchardus).
- sardalyeisimsardalya
- sardoğanisimSarı renkli bir tür doğan
- sardunisimBalıkçıların kullandığı bir tür halat
- sardunyagillerisimIki çeneklilerden, sardunya, ıtır, turna gagası gibi bitkileri içine alan bir familya
- sardırmaisimSardırmak işi.
- sardırmakfiilSarmak işini yaptırmak
- sarelleisimSürülebilir çikolata kreması.
- sarfisimharcama, tüketme, kullanma
- sarfetmekfiilHarcamak.
- sarfınazarisimdikkate almama, kale almamasayılmama
- sargozisimDerinliği 1 ila 50 m arasındaki kumlu, kayalık, algli zeminlerde ve deniz çayırlarında yaşayan, boyları 45 cm olabilen, vücudunun yanlarında 9 adet dikey şeritle kuyruk sapının önünde koyu bir bant bulunan, tüm denizlerimizde dağılım gösteren demersal bir tür, sarıgöz.
- sargıisimesnek bir maddeden yapılmış uzun, dar ve ince şerit
- sargılamaisimSargılamak işi
- sargılamakfiilSargı ile sarmak
- sarhoşlaşmaisimSarhoşlaşmak durumu
- sarhoşlaşmakfiilSarhoş duruma gelmek, sarhoş olmak
- sarhoşlukisimsarhoş olma durumu, esriklik, mestlik, sermestlik, sermesti, fazla miktarda alkollü içecek tüketiminden kaynaklanan durum
- sarigisimAmerika'da yaşayan, genellikle yavrularını sırtında taşıyan keseli hayvanlardan bir tür sıçan (Didelphys dorsigera)
- sarkaisimüstü sırma işlemeli, kadife ya da çuhadan yapılan kollu, kolsuz kadın ceketi
- sarkazmisimAlaycılık; iğneleyici alay.
- sarkaçisimdurağan bir nokta çevresinde ağırlığının etkisiyle salınım yapan hareketli katı cisim; rakkas, pandül
- sarkaçlamaisimSarkaçlamak işi
- sarkaçlamakfiilTürlü tutuş ve duruşlar gergin durumda bulunan vücut bölümlerini kendi ağırlıklarıyla düşmeye ve sallanmaya bırakmak
- sarkmaisimsarkmak eyleminin mastarı
- sarkmakfiilAşağıya doğru uzamak veya uzanmak
- sarkomisimBağ dokusunda oluşan habis ur
- sarkıklıkisimSarkık olma durumu
- sarkıntıisimAşağı doğru uzanan, sarkan şey
- sarkıntılıkisimSataşma ve daha çok kadınlara sataşma, lâf atma, rahatsız etme, huzur bozma, tasallut