Sözlük dizini
Standart Türkçe
39.369 madde
- sağistemisimİyi niyet, hüsnüniyet
- sağlamaisimsağlamak işi
- sağlamakfiilbir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek
- sağlamcazarfOldukça sağlam, sağlama yakın
- sağlamcıisimIşini sağlama bağlayan kimse
- sağlamcılıkisimSağlamcı olma durumu
- sağlamlamaisimSağlamlamak işi
- sağlamlamakfiilSağlam bir duruma getirmek
- sağlamlaşmaisimSağlamlaşmak işi
- sağlamlaşmakfiilSağlam duruma gelmek
- sağlamlaştırmaisimsağlamlaştırmak işi
- sağlamlaştırmakfiilsağlam duruma getirmek, pekiştirmek
- sağlamlıkisimSağlam olma durumu
- sağlanabilmekfiilsağlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- sağlanmaisimsağlanmak eyleminin mastarı
- sağlanmakfiilsağlama işine konu olmak
- sağlanışisimSağlanmak işi veya biçimi
- sağlatmaisimsağlatmak eyleminin mastarı
- sağlattırmaisimsağlattırmak eyleminin mastarı
- sağlattırmakfiilsağlatma işini yaptırmak
- sağlayabilmekfiilsağlama ihtimali veya imkânı bulunmak
- sağlayıcılıkisimSağlayıcı olma durumu
- sağlıcaklazarfSağlıkla, esenlikle, rahatlık içinde
- sağlıkeviisimsağlık ocağı.
- sağlıklamaisimHalk sağlığını korumak ve hastalıkları önlemek için tasarlanan önlemler ve bunların uygulanması.
- sağlıksızisimSağlık durumu iyi olmayan, sağlığı bozuk.
- sağlıksızlıkisimSağlıksız olma durumu
- sağlıkçıisimSağlık işleriyle görevli kimse.
- sağmaisimSağmak işi
- sağmakfiilMemeyi parmaklar arasında sıkarak sütünü akıtmak