Sözlük dizini
Terimler
14.649 madde
- kurmayisimHarp akademilerine girerek eğitimlerini başarıyla bitirmiş subay
- kurmay başkanıisimOrdu, tümen, tugay gibi birliklerde ve askerî akademilerde karargâh subayı.
- kurnaisimHamam ve banyolarda musluk altında bulunan, içinde su biriktirilen, yuvarlak, mermer, taş veya plastik tekne.
- kursisimresmî ve özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda bilgi, beceri ve davranış kazandırmak amacıyla düzenlenen derslere dayanan ve belli bir süresi olan eğitim etkinliği
- kursakisimKuşların, yemek borusu üzerinde bulunan balon şeklindeki yiyecek deposu, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin organ
- kurtisimKöpekgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, postu gri sarı renkli, yırtıcı, etçil memeli hayvan; (Canis lupus).
- kurtağzıisimGemi ve sandallarda halatın geçmesi için teknenin kenarına tutturulmuş, açık ağız biçiminde metal parçalara verilen ad.
- kurtçukisimBazı hayvanların, özellikle böceklerin yumurtadan çıktıktan sonra, krizalit veya ergin karakterlerini kazanmadan önceki evresi; sürfe, larva.
- kuru kahveciisimkuru kahve hazırlayıp satan kimse
- kuru temizleyiciisimKuru temizleme yapan kimse; lekeci.
- kuru yemişçiisimKuru yemiş satan kimse veya kuru yemiş satılan yer
- kurucuisimkurma işlemini yerine getiren yazılım
- kurultayisimUlusal veya uluslararası bilimsel toplantı
- kurulu düzenisimyerleşmiş, içinde bulunulan toplumsal düzen, müesses nizam
- kurulukisimkuru olma durumu
- kuruluşisimkurulma işi, kurum, organizasyon, teşkilât
- kurumisimBacalarda biriken kalın is
- kurutaçisimkurutma kabı
- kurutucuisimNemi, ısı veya hava akımıyla uzaklaştırıp içine konulan maddeleri kurutan alet; kurutma makinesi
- kuruşisimLiranın yüzde biri değerinde Türk parası
- kurçatovyumisimAtom numarası 104 olan bir kimyasal element.
- kurşunisimatom numarası 82 olan mavimtırak esmer renkte kimyasal element
- kusarigamaisimFeodal Japonya kökenli, orak ve metal ağırlık bağlı bir zincirin birleşiminden oluşan geleneksel bir yakın dövüş silahı.
- kuskunisimHayvanın kuyruğu altından geçirilerek eyere bağlanan kayış.
- kusmaisimkusmak işi, istifra
- kusmakfiilMidenin içindekini basınçla ağızdan dışarı atmak; boşaltmak, çıkarmak, kayetmek, istifra etmek
- kusmukisimkusulan şey, kusuntu
- kutisimEski Türklerde tanrı tarafından hanlara verildiğine inanılan yönetme yetkisi sayesinde devlet idaresinde güç ve yetki bakımından sahip olunan üstün güç.
- kutanözsıfatDeriyle ilgili.
- kutsalsıfatbozulmaması, dokunulmaması, karşı çıkılmaması gereken, üstüne titrenilen