Sözlük dizini
Terimler
14.649 madde
- ara denizisimokyanuslardan dar ve az derin boğazlarla ayrılan, karaların arasına sokulmuş deniz
- ara elemanisimmeslek liselerinin, meslek yüksekokullarının veya halk eğitim merkezlerinin yetiştirdiği işçi
- ara kabloisimDevreleri birbirine bağlamak üzere elektrik bağlantısı kuran kısa tel veya kablo.
- ara kapıisimİki yapı veya oda arasında geçişi kolaylaştırmak için açılan kapı.
- ara kazançisimmalı bütünüyle devretmeden arada elde edilen kazanç
- ara konakçıisimasalağın, gelişme evreleri sırasında beslenip barındığı konakçılardan her biri
- ara malisimüretilecek malı elde etmek için üretim sırasında kullanılan yarı işlenmiş mal
- ara nağmeisimşarkı, türkü, köçekçe gibi küçük güfteli bestelerde, güftenin iki kıtası arasına, başına, sonuna da gelebilen, sözsüz çalınan parça
- ara pasıisimtakım oyunlarında, iki veya daha fazla rakip oyuncunun arasından geçirilerek kendi takım arkadaşlarına atılan pas
- ara sözisimdoğrudan doğruya konuşulan veya yazılan konuyu ilgilendirmeyen dolaylı söz, bir cümlenin kuruluşunda açıklayıcı olarak kullanılan
- ara tümceisimara cümle
- arabanisimKlasik Türk Müziği'nde bir makam
- arabellekisimverinin, dışsal bir aygıta gönderilmeden ya da dışsal bir aygıttan alınmadan önce tutulduğu bellek bölümü.
- arabeskisimgirişik bezeme
- arabesk müzikisimTürkiye'ye özgü, duygusal halk müziği türü
- arabeskçiisimArabesk müzik sanatçısı
- arabinozisimÖzellikle bitki zamklarında, pektinlerde ve hücre duvarı polisakkaritlerinde bulunan beş karbonlu aldoz şekeri
- arabozansıfatiki kişinin arasındaki dostluğu ya da geçimi bozan (kişi), fesatçı, münafık, müzevir, müfsit
- aracıisimiki şey arasında bağlantı kuran kişi
- aracı bankaisimKredi kullanma işlemlerinde başka bir banka adına işlemleri yapan banka.
- arafisimcennet ile cehennem arasındaki yer
- aragonitisimkalsiyum karbonatın en yaygın üç kristal formundan biri olan bir karbonat mineralidir
- arakisimter
- araklanmakfiilAraklama işine konu olmak.
- arakçılıkisimhırsızlık
- aralisimHer tarafı su ile ihata olunmuş kara, cezire, ada: İki suyun aralı «iki nehir arasında kalan topraklar».
- aralıkisimElverişli durum, müsait hâl, uygun fırsat
- aralık oyunuisimperde arasında yapılan koro, bale, monolog vb. eğlendirici oyun
- aralık vermekfiilyeniden başlamak üzere bir işi kısa süre bırakmak
- aramaisimaramak işi, taharri