Sözlük dizini
Yöresel
3.273 madde
- külgümekfiil(Antalya ağzı) Ani sevinç ya da korkudan zıplamak.
- kümbeisimkümbet.
- kümbetisimkubbe.
- kümekisim(Bayburt ağzı) yardım, imdat.
- künisim(Düziçi ağzı) gün. Kullanımı oldukça sınırlıdır. 'Ben onu künde görüyöm.'
- küncüisim(Adana ağzı) Susam
- küncütisim(Iğdır, Kars, Sarıkamış ağzı) susam
- kündeisimSuçluların ayağına bağlanan demir halka, köstek
- künlüisim(Urfa ağzı), (İçel ağzı) Susam tanesi
- küntisim(Burdur, Kütahya, Rize, Giresun, İzmir, Trabzon ağzı) Anlayışsız, beceriksiz, elinden iş gelmeyen: 'Ne kadar künt adamsın.'
- kürcüisim(Adana ağzı) susam
- kürtünisimYük hayvanlarına vurulan semer; palan
- kürüisim(Andırın ağzı) küçük tay
- kürükisim(Sivas ağzı) Eşek yavrusu
- küsüisimKüskünlük
- kütmenisim(Reşadiye)-(Samsun ağzı) (Ünye)-(Ordu ağzı) sandalye
- küymekfiil(Güneysınır ağzı) Yetinmek
- küçük ayisim(Samsun ağzı), (Trabzon ağzı), (Rize ağzı), (Konya ağzı) şubat, gücük, gücük ay
- küçüreksıfatBiraz küçük
- küşümisimkuşku
- küşümlenmekfiilKuşkulanmak.
- kıl habaisimKıl halı
- kılıkisimBir kimsenin giyinişi, dış görünüşü.
- kımıl kımılzarfDurmadan kımıldayarak
- kınaraisim(Tunceli ağzı) Kasap dükkânlarında et asılan çengel.
- kınıfırisim(Urfa ağzı) karanfil
- kıpraşmakfiilYavaşça kımıldamak.
- kırcıisimDolu
- kırgınisimtoplu ölümlere yol açan bulaşıcı hastalık
- kırklıkisimIçinde kırk sayısı bulunan