Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- mikrosinemaisimMikroskopla görülebilecek nesnelerin görüntülerini tespit etmekle uğraşan sinema kolu
- militanlaştırmakfiilMilitan durumuna getirmek
- millenmekfiilAkarsuyun getirdiği kumlu, çamurlu toprak bir yere yığılmak
- milyarlarcazarfMilyar milyar, birçok milyar bir arada olarak
- minderaltıisimDeğerli eşyaların veya paraların saklandığı yer
- mineralleştirmeisimMineralleştirmek işi
- minibüsçüisimMinibüsü olan, minibüs alıp satan veya işleten kimse
- milyarlıksıfatNiceliği milyarla ölçülen
- mikyassızsıfatÖlçeği veya ölçüsü olmayan
- mosmor olmakfiilKötü duruma düşmek, bozulmak, mahcup olmak
- muaddelsıfatdeğiştirilmiş, değişikliğe uğramış, değişkin
- mosmorsıfatHer yanı mor, koyu mor
- MongolistisimMoğol dili ve kültürü ile uğraşan kimse
- morumsusıfatMora çalan, moru andıran
- mostra olmakfiilKendini gülünç bir duruma sokmak
- mucizelisıfatMucize niteliği bulunan
- MongolistikisimMoğol dili ve kültürü araştırmaları
- muhabbet çiçeğiisimMuhabbet çiçeğigillerden, ekleri yeşilimtırak beyaz, güzel kokulu bir süs bitkisi (Reseda odorata)
- mor salkımisimBaklagillerden, salkım durumunda mavi, mor, beyaz, pembe renkli çiçekler açan, 20 m ye kadar uzayabilen çok yıllık bir sarmaşık (Wisteria sinensis)
- mozaik döşemeisimMozaik karışımı yapılan yer döşemesi
- muhabere sınıfıisimSavaşta haberleşme düzeninin kurulmasını, düşmanın elektronik araçlar kullanmasını engellemeyi veya bunu sınırlandırmayı sağlayan yardımcı sınıf
- moral vermekfiilBir kimsenin ruhsal direnme gücünü artırmak, cesaretlendirmek, yüreklendirmek
- muazzep etmekfiilAcı, azap çektirmek
- monotonlaşmaisimMonotonlaşmak işi veya durumu
- morgisimAdliyede kovuşturmayı gerektiren olaylar sonucu veya birdenbire ve şüpheli ölümlerde, ölüm sebebinin ve ölünün kim olduğunun tespit edilmesi için ölülerin konulduğu ve inceleme yapılan yer veya yapı
- morlaşmakfiilMor duruma gelmek
- muayenehaneisimHekimlerin hastalarını kabul ettikleri, tetkik ve teşhis işlemlerini yaptıkları oda
- muaheze etmekfiilPaylamak, ayıplamak, kınamak
- muhabbet etmekfiilKarşılıklı, dostça bir arada oturup konuşma, söyleşi yapmak.
- muhacir arabasıisimÜstü ve yanları örtülü, dört tekerlekli, yaysız araba