Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- helvayı ortadan bölüp aynı limonla ezmekatasözüİki kişinin geçimini beraberce sağlaması
- herkes aklını pazara çıkarmış, yine kendi aklını almışatasözüİnsanlar kendi akıllarını başkalarının aklından üstün görürler. Bir konu üzerindeki türlüdüşünceler arasından, en çok kendi düşüncelerini beğenirler. Çünkü ölçüleri de kendi akıllarıdır.
- hazır çorbaisimÖnceden hazırlanmış ve paket hâlinde satışa sunulmuş çorba
- her kaşığın kısmeti bir olmazatasözüHerkesin talihi, kazancı bir değildir. Aynı çabayı göstermelerine karşın kimisi daha çok, kimisi daha az kazanır.
- her kuşun eti yenmezatasözüHer girişimin sonu iyi olacak diye bir kural yoktur. Herkesi kendi çıkarımız için sürgit kullanamayız.
- her ne kadarzarfBaşına getirildiği şartlı cümledeki yargının doğru veya doğal görüldüğünü fakat bunun yeterli olmadığını anlatan bir söz.
- hemen hemenzarfNerede ise, az zaman sonra.
- hemeçikisim(Erzurum ağzı) (Kars ağzı) bezden yapılan bebek
- hemfikirisimdüşündeş
- her sakaldan bir tel çekseler, köseye sakal oluratasözüHerkes biraz özveride bulunsa bir yoksul perişanlıktan kurtulur.
- her telden çalmakifadeGerektiğinde her koşula ayak uydurabilen.
- her vaktin bir padişahı varatasözüHer işin iyi yapılacak uygun bir zamanı vardır.
- her yerdelikisimTanrı'nın her yerde ve her zaman bulunduğuna inanan din ve fizik ötesi görüş
- herkes kendi ölüsü için ağlaratasözüHiç kimse başkasının acısını içinde duymaz. Onun yüreğini sızlatan ancak kendi acısıdır.
- herkes ne ederse kendine ederatasözüKişinin davranışları, niteliğine göre çevrede yankı bulur. Davranışları iyi ise, çevresindeniyilik gelir. Kötü ise, karşılıklar da kötü olur.
- hemşireisimMesleği ile ilgili belirlenen standartlar çerçevesinde temel eğitimini tamamlamış, sağlığın korunması ve geliştirilmesi, hastalıkların önlenmesi, hastalık durumunda bakım ve rehabilitasyonun sağlanması ile ilgili uygulamalarda yeterli ve yetkili olan sağlık görevlisi
- hemşirezâdeisimSütkardeşin soyundan birisi
- hendeseisimgeometri
- hengâmisimZaman, vakit
- hep beraberzarfbirlikte
- hep bir ağız olmakfiilSöz birliği etmek, anlaşarak bir konuda aynı şeyleri söylemek
- hem kel hem fodulifadeKendisi bir işe yaramayan fakat, yarayanı da beğenmeyen. Şuna bak hele! Hem kel hem fodul.
- hem nalına hem mıhına vurmakifadeHem bu yanı hem de öbür yanı desteklemek.
- hediye almakfiiluludağ sözlük, bilgiyi zaman ve mekan ayırt etmeden, bilenden bilmek isteyene taşıyan tatlı ve ekşi bir zaman makinasıdır
- hediye etmekfiilarmağan etmek.
- hek.kısaltmaHekimlik, hekim, hekimi
- hekimden sorma, çekenden soratasözüBazen; belli bir konuyu yaşayan kişi, yaşamayan kişiden daha iyi o konuyu bilip anlayabilir.
- hektogramisim100 grama eşit olan ölçü birimi
- her şeyin yokluğu yoklukturatasözüİnsan pek çok şeye gerekseme duyar. Gerekli olan şey, küçük bir şey de olsa yokluğu kendini belli eder.
- herkesin tenceresi kapalı kaynaratasözüBir ailenin geçim durumunu başka bir aile bilmez.