Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- vanessa atalantaisimnymphalidae familyasından bir kelebek türü
- vanilyaisimSalepgillerden, çiçekleri beyaz, kokulu, tırmanıcı küçük bir bitki ve bu bitkinin tatlılara güzel koku vermek için kullanılan meyvesi
- vantilatörisimsıcak ve durgun havayı dalgalandırarak esinti sağlayan veya böyle bir ortama temiz hava üfleyen alet, yelvuran
- vantrilokisimkarnından konuşan kişi, abab
- vantrologisimKarnından konuşan, vantrilok
- vantuzisimDeri üzerine yapıştırılarak çekip emmeye yarayan şişe vb. alet; çekmen.
- vantuz çekmekifadeşişe çekmek
- vapurisimSu buharı gücüyle çalışan gemi
- vapurculukisimVapur işletme işi
- vapurdumanıisimKoyu gri renk.
- varsıfatMevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı.
- var eli titremezatasözüVarlıklı kimse, uzun boylu düşünmeden hayırlı işlere yardım eder.
- var etmekfiilmeydana getirmek, olmasını sağlamak, oluşturmak
- var evi kerem evi, yok evi verem eviatasözüVarlıklı ailenin durumu, konuk ağırlamaya, gereken yerlere yardım etmeye, armağanlar vermeye elverişlidir. Yoksul ailenin evinde, sıkıntı ve dertten başka bir şey bulunmaz.
- var gücüylezarfOlanca gücüyle; var kuvvetiyle.
- var kuvveti pazuya vermekifadeKolunun kuvvetine güvenmek.
- var kuvvetiylezarfvar gücüyle.
- var mısınifade"İster misin, yapar mısın" anlamında bir söz.
- var olmakfiilmevcut olmak, sağ olmak, yaşamak
- var varlatır, yok söyletiratasözüVarlık, kişiye yüksekten atma ve varlığını artırma gücü verir. Yokluk ise ancak sızlanmaya,yakınmaya yol açar.
- vara yoğa karışmakifadeHer şeye karışmak
- varabilmekfiilvarma ihtimali veya imkânı bulunmak
- varageleisimBir şeyi, bir yerden bir yere çekerek götürüp getirmeye yarayan araç.
- varagele bombardımanıisimİkinci Dünya Savaşı'nda müttefiklerin çok sık uyguladığı bombardıman yöntemi
- varagele botuisimİki nokta arasında ulaşımı sağlayan bot.
- varagele halatıisimİki nokta arasına gerilen ve ulaşımı sağlayan ip
- varagele kayığıisimIki nokta arasında ulaşımı ve haberleşmeyi sağlayan kayık
- varakisimYaprak yaldız
- varakaisimKâğıt, yazılı kâğıt
- varaklamaisimVaraklamak işi veya durumu