Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- varaklamakfiilVarak yapıştırarak süslemek
- varaklanmaisimVaraklanmak durumu
- varaklanmakfiilVaraklamak işine konu olmak
- varaklısıfatVarağı olan, varaklanmış
- varakpareisimKâğıt parçası
- varakçıisimVarakla süs yapan zanaatkâr
- varanisimolayın tek kalmayıp arkadan daha başkalarının gelebileceğini anlatmak için birden başlayarak sıra ile sayıların başına getirilen bir söz
- vardaünlemDikkat et, savul, destur
- varda bandıraisimIşaretçi er
- vardabandıraisimÖzellikle savaş gemilerinde işaret alıp vermekte usta er
- vardacıisimVarda işini sesle veya araçla yapan kimse
- vardakostaisimKıyıları koruyan gemi
- vardavelaisimKüpeştedeki yatay çubuklara veya güvenlik amacıyla yatay olarak çekilen demir, ağaç, zincir veya halat korkuluklar
- vardelaisimYaklaşık 3 santimetre genişliğinde yumuşak kösele şerit
- vardiyaisimYirmi dört saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri; posta.
- vardiyacıisimVardiya ile çalışan kimse
- vardı bağım malım, gelirdi kardeşlerim; tükendi yağım balım, gelmiyor kardeşlerimatasözüVarlıklı kişinin eşi, dostu çok olur. Züğürtleşenin yanına kimse uğramaz.
- vardırmaisimVardırmak işi veya durumu
- vardırmakfiilvarmasına yol açmak, götürmek
- vardığın yer körse gözünü kapaatasözüKişi, çevresindekilerle geçinebilmek için bir dereceye kadar onlara uymak zorundadır.
- vardığın yer körse sen de gözünü kapaatasözü"İnsanlar,çevresindekiler ile iyi ilişkiler kurmak isterlerse onlara uymak zorundadırlar" anlamında kullanılan bir söz.
- varestesıfatKurtulmuş
- vareste kalmakfiilKurtulmak
- varfarinisimPıhtılaşma faktörlerinin salgılanmasını baskılayan kumarinden elde edilen kristal özellikte kimyasal madde. Tromboembolizmin tedavisi amacıyla geliştirilmiş olsa da yüksek dozlarda fare zehri olarak kullanılır. K vitamini için özel panzehirdir.
- vargelisimHerhangi bir makinenin bir doğrultuda gidip gelerek iş gören parçası
- vargel tezgâhıisimMadeni parçaların üzerindeki kabalıkları almak için kullanılan makine.
- vargıisimVerilen bir önermeden çıkarsama yoluyla varılan sonuç.
- varidatisimgelirler
- varidatçıisimDevletin gelir işlerini yürüten görevli
- varideisimGelen şey.