Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- veresiyecilikisimVeresiye iş görme
- verevsıfatBir köşeden karşı köşeye doğru kesilmiş, katlanmış veya konulmuş olan.
- verevinezarfVerev biçimi verilerek
- vergiisimkamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para
- vergi adaletiisimVergi yükünün mükellefler arasında dengeli ya da haklı sayılan bir biçimde dağıtılması ilkesi.
- vergi bağışıklığıisimVerginin oturmuşluğu
- vergi beyannamesiisimVergi mükellefinin bir vergi dönemindeki kazancını bildiren belge
- vergi dairesiisimVergi mükelleflerini tespit eden, vergiyi denetleyen ve toplayan devlet kurumu
- vergi dilimiisimVerginin tahakkuk ettirileceği ücret karşılığı
- vergi iadesiisimMükellefin yaptığı ihracattan geri alınan vergi indirimi
- vergi kaçakçılığıisimVergi kaçırma işi
- vergi kaçakçısıisimVergi kaçıran kimse
- vergi kaçağıisimVergiden kaçırılan veya karşılığı bildirilmeyen mal
- vergi matrahıisimBir vergi döneminde verginin alınacağı meblâğ
- vergi muafiyetiisimVergi verme dışında bırakılma
- vergi mükellefiisimVergi yükümlüsü
- vergi olmakfiilYapabilme gücüne sahip bulunmak
- vergi oranıisimalınacak verginin yüzde olarak niceliğini gösteren sayı
- vergi rekortmeniisimBir vergi döneminde en çok vergi veren kimse
- vergi yükümlüsüisimvergi vermekle yükümlü olan kişi
- vergiciisimtahsildar
- vergicilikisimVergi tahsil etme işi
- vergide adalet ilkesiisimVergide eşitlik ilkesi ve vergide genellik ilkesinin birlikte sağlanmasını öngören vergileme ilkesi.
- vergide eşitlik ve adalet ilkesiisimVergide eşitlik ilkesi ve vergide genellik ilkesinin birlikte sağlanmasını öngören vergileme ilkesi.
- vergilemeisimVergilemek işi
- vergilemekfiilVergi koymak
- vergilendirilmeisimVergilendirilmek işi
- vergilendirilmekfiilVergiye bağlanmak
- vergilendirmeisimVergilendirmek işi
- vergilendirmekfiilBir kimseyi veya bir şeyi vergiye bağlamak