Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- yarguciisimEski Türklerde Kağan adına yargılama yetkisi verilen kişi
- yarguçakisimel değirmeni
- yargıisimkavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm
- yargı alanıisimyargı çevresi.
- yargı dağıtmakifade"Biri ya da birilerine had bildirmek, (onların) ağzının payını vermek, (onları) yerin dibine sokmak" anlamında kullanılan söz öbeği.
- yargı denetimiisimYargı düzeninin sağlanması amacıyla yargı kurulları veya organlarınca gerçekleştirilen denetim
- yargı erkiisimYargı gücü
- yargı eviisimMahkeme
- yargı gücüisimyargı işini yerine getirebilme gücü
- yargı organlarıisimYargılama işiyle ilgili kuruluşlar
- yargı usulüisimYargılama usulü
- yargı yeriisimmahkeme
- yargı yetkisiisimyargılama gücünü veren yetki
- yargı yoluisimMahkemeye başvurma hakkı
- yargı çevresiisimBir mahkemenin yargılama yetkisinin sınırlarını belirleyen coğrafi, resmî alan; yargı alanı, kaza dairesi
- yargıcıisimhakem
- yargıcılar kuruluisimJüri
- yargıcılıkisimhakemin görevi
- yargıeviisimmahkeme.
- yargılamaisimyargılamak işi, birbirine karşı olan iki tarafı dinleyerek bir yargıya varma, muhakeme
- yargılama giderleriisimMahkeme giderleri veya masrafları
- yargılama hukukuisimmahkemelerdeki yargılama yöntemlerini (usul) belirler
- yargılama usulüisimYargılamak işi veya yöntemi
- yargılamakfiilyargıç, bir karara varmak için davalı ile davacıyı dinleyerek sonuca varmak
- yargılamanın yenilenmesiisimMahkemenin karar verdiği bir davanın, hüküm sonrasında çeşitli sebeplerle yeniden görülmesi.
- yargılanmaisimYargılanmak işi
- yargılanmakfiilYargısı yapılmak
- yargılanışisimYargılanmak işi veya biçimi
- yargısalsıfatYargı ile ilgili
- yargıtayisimbir bazı ülkelerin yargı sistemlerinde bulunan en üst düzey mahkemedir