Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- yelkovan kuşugillerisimTüpburunlu kuşlar takımının bir familyası
- yelkovangillerisimTüpburunlu kuşlar takımının bir familyası
- yelkıranisimYelkesen
- yellemeisimYellemek işi
- yellemekfiil(körükle, yelpaze ile veya başka bir araçla) Rüzgâr yapmak
- yellenmeisimyellenmek işi, osuruk
- yellenmekfiilkörük, yelpaze vb. araçların yaptığı yelin etkisinde kalmak
- yelliisimDeli
- yellim yelalimzarfÇabucak
- yellim yepelekzarfYel yeperek
- yellozisimzevke ve eğlenceye düşkün kadın
- yelmeisimYelmek işi
- yelmekfiilAceleyle, telâşla koşmak
- yelotuisimEğirotu.
- yelpazeisimSallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç.
- yelpaze kuyruklu kuzgunisimKargagiller familyasından bir ötücü kuş türü
- yelpazekuyrukisimÖtleğengiller familyasından bir kuş türü
- yelpazelemeisimYelpazelemek işi veya durumu
- yelpazelemekfiilYelpaze veya bir başka nesne ile yel yapmak
- yelpazelenmeisimYelpazelenmek işi veya durumu
- yelpazelenmekfiilkendini yelpaze ile serinletmek
- yelpikisimNefes darlığı
- yelpikliisimNefes darlığı çeken, öksürüklü.
- yelpinisimcin çarpmış, “oğlan yilpindi” denir ki “oğlan yele, cine çarpıldı” demektir.
- yelpirdemeisimYelpirdemek işi veya durumu
- yelpirdemekfiilKımıldamak, hafif sallanmak
- yelpüseisimAltınla birlikte takılan yürek biçiminde, gümüş, ince üstü savatlanmış takı.
- yelsemeisimYelsemek işi veya durumu
- yelsemekfiilHava alarak bozulmak, bayatlamak
- yelsizsıfatRüzgârı olmayan, rüzgâr tutmayan, yel esmeyen, rüzgârsız.