Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- mürisimÇeşitli ağaçlardan elde edilen, özellikle Yakın Doğu'da ilaç yapımında ve parfümeride yararlanılan kokulu, yapışkan bir reçine türü.
- öveyanaisimısırdığı zaman çok acıtan, ince, karıncaya benzeyen bir böcek
- çiftesıfatİkisi bir arada bulunan veya ikili.
- zaman bilimiisimtarihî olayların zamanını inceleme bilimi, kronoloji
- çöplüğünü kazmakifadebir kişi kurduğu tuzağa kendi düşer
- İstiklal MarşıisimTürk Milli Marşı
- HabibeisimBir kız adı.
- zaman tanımakfiilBir iş için yeterli zaman vermek
- helal süt emmekifadeDoğru yoldan ayrılmamak.
- Pakistan İslam CumhuriyetiisimPakistan'ın resmî adı
- PesahisimYahudilerin Mısır'dan çıkışlarını anmak amacıyla her yıl kutladıkları bayram; Hamursuz Bayramı
- halayisimAnadolu'nun çeşitli bölgelerinde davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu.
- Fransız CumhuriyetiisimFransa'nın resmî adı
- teneffüs edilmekfiilteneffüs etmek ifadesinin edilgen çekimi
- komüniteisimKomünite birden çok canlının bulunduğu bir ilişkiler bütünüdür. Karadeniz'deki hamsiler bir populasyonken Karadeniz'deki balıklar komünitedir.
- Tabasaran diliisimDağıstan'in resmî dil
- kazasker ikindi divanıisimKazaskerlerin, kendilerine gönderilen davalarla ilgili olarak belirli günlerde ikindi vakti yaptıkları divan.
- mürüvvetsizlikisimMürüvvetsiz olma durumu
- haksızlıkisimhaksız olma durumu
- şaykaisimTürklerin Karadeniz'deki ırmak kıyılarının korunmasında, Rus Kazakların kıyılara saldırmada kullandıkları altı düz, yayvan, 13 ila 25 m arasındaki gemi
- NakşibendiisimNakşibendîlik tarikatından olan kimse
- müteahhitlikisimMüteahhidin yaptığı iş
- akılbalikisimErinlik, baliğ olma, bulûğa erme, buluğ çağı.
- programlama dilininisimprogramlama dili kelimesinin tamlayanı
- rinitisimBurun mukozasının iltihabı.
- bıcır bıcırzarfSesli ve neşeli bir biçimde
- az laf çok işatasözüTembelliği değil çalışkanlığı öğütleyen söz.
- ardı arkası kesilmemekifadeSürekli olarak devam etmek.
- olagelmekfiilÖteden beri sürüp gelmek.
- olguculukisimaraştırmalarını olgulara, deneylere, gerçeklere dayayan, fizik ötesi açıklamaları kuramsal olarak olanaksız ve yararsız gören Auguste Comte'un açtığı felsefe çığırı, pozitivizm