Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- fiddiresıfatOynak, hoppa, hafif kız ya da kadın.
- tası koyup gelmekifadeSuyu bardağa veya tasa koyup getirmek.
- zömbesıfatUzun boylu.
- damuraisim(Malatya ağzı) tambura
- dölyatağıisimdöl yatağı kavramının yanlış kullanımı
- harcatmakfiilharcamasına yol açmak
- reklam etmekfiilherhangi bir kişiyi veya olayı, durumu açığa vurmak, ilan etmek, afişe etmek, ifşa etmek
- eseğenisimÇok esen.
- yüzeğenisim(Çorum ağzı) İyi yüzen.
- kadakmakfiilölmek gebermek
- kütmenisim(Reşadiye)-(Samsun ağzı) (Ünye)-(Ordu ağzı) sandalye
- katımakfiil(Çandır *Milas)-(Muğla ağzı) üşümek, donmak
- kayvanisim(Trabzon ağzı) Ev işleri yapan kadın.
- görebiyeisim(Çorum ağzı) Diken, çalı kesmekte kullanılan bir çeşit balta
- görebeşlemekfiil(Konya ağzı) Karşılaştırarak ölçmek.
- görebilmekfiilgörme ihtimali veya imkânı bulunmak
- yenebilmekfiilYenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
- buzsuzsıfatBuz katılmamış.
- bluzsuzsıfatBluzu olan
- bluzluisimBluz giymiş olan kişi
- kahvaltı etmekfiilkahvaltı yemeklerini yemek
- sınır akımıisimdoğrusal taramalı polarografide difüzyon akımı ile eş anlamlı bir terim
- gezebilmeisimgezebilmek işi.
- gezebilmekfiilGezme imkânı veya olasılığı bulunmak.
- sevebilmeisimsevebilmek işi.
- sevebilmekfiilSevme imkânı veya olasılığı bulunmak: "Bize yararları dokunabilir, biz onları sevebiliriz." -R. Mağden.
- yazabilmeisimYazabilmek işi.
- yazabilmekfiilYazma imkânı veya olasılığı bulunmak: "Kendine güvenini Tam bulduğu, oyununu yazabileceğine inandığı gün oturacaktı masanın başına." -N. Cumalı.
- okuyabilmeisimOkumak işi.
- okuyabilmekfiilOkuma imkânı veya olasılığı bulunmak: "Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi." -H. E. Adıvar.