Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- kara kuğuisimkazsılar (Anseriformes) takımının, ördekgiller (Anatidae) familyasından, tüyleri ve ayakları kara, gagası pembe, Avustralya ve Tazmanya'da yaşayan bir tür
- kabul etmemeisimkabul etmemek işi
- hidrosiyanik asitisimformülü HCN, mol kütlesi 27,03 g, yoğunluğu 0,697 g/mL, k.n. 25 °C olan, renksiz, çok zehirli, badem kokulu, suda çözünen bir gaz
- gövde etisimKesilmiş hayvanın kanı akıtılıp yüzüldükten ve deri, kuyruk ve böbrek ile yağlar hariç bütün iç organları çıkarıldıktan sonra geriye kalan bütün gövde; karkas
- kaldırım çiçeğiisimhayat kadını
- hayat kadınlığıisimfahişelik
- işlenenisimbir komutta belirtilen ve üzerinde işlem yapılan veri öğelerinden her biri
- koskocamansıfatçok büyük, çok iri, muazzam
- güvenilmekfiilkendisine güven duyulmak
- ardımsımakfiilbayatlamak, bozulmaya, kokmaya yüz tutmak
- ardımakfiilbayatlamak, bozulmaya, kokmaya yüz tutmak
- uğruna durmakisimbir şeyin ardına gizlenmek
- uğranılmakisimuğrama işi yapılmak
- deniz yoluisimdeniz taşıtlarının izlemek zorunda oldukları yol
- konulabilmekfiilkonulma ihtimali veya imkânı bulunmak
- elektrik yüküisimbir maddenin elektrik yüklü diğer bir maddeyle yakınlaştığı zaman meydana gelen kuvvetten etkilenmesine sebep olan fiziksel özellik, elektriksel yük
- hücrelisıfathücresi olan
- iç plazmaisimbir hücreli canlılarda protoplazmanın merkez bölümü
- plazmaisimkanda alyuvarlarla akyuvarların içinde bulunduğu sıvı, kan plazması
- açık temasisimyan yana gelen epitel hücrelerinin plazma zarları arasında bulunan ve 150-200 Å kadar olan normal aralık
- sezilebilmekisimsezilme ihtimali bulunmak
- detaysızsıfatayrıntısız
- beceisimocak
- ağaç bilimiisimbotaniğin ağaçları inceleyen dalı, dendroloji
- adenozin monofosfatisimadenin, riboz ve bir fosfat grubu kapsayan nükleotit
- alkalen fosfatazisimalkali pH’da monofosfat esterlerinden inorganik fosfatın salınımını katalize eden, karaciğer-safra yolu ve kemik hastalıklarında serumda artış gösteren hücre içinde ve hücre zarında bulunan hidrolaz sınıfından bir enzim, ALP
- borcu ödemeisimbir borcu ödeyerek kapama
- tuttukisimbir borcun ödeneceğine inanca olarak, ödediğinde geri alınmak üzere, borçlunun alacaklıya verdiği değerli şey, rehin
- düzlek yapıisimyatay duruşlu tabakaların geniş yer tuttuğu düzlük
- yuyunmakfiil(Kars ağzı) Yıkanmak, çimmek.