Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- AydarisimBir erkek adı.
- yönbulisimher türlü arazide harita ve pusula yardımıyla katılımcıların denetim noktalarını bulmaya çalıştıkları bir doğa sporu; oryantiring
- adli polisisim[Adliye içerisinde güvenliği sağlayıp cumhuriyet savcısına bağlı olarak çalışan kolluk gücü.
- köygöçürenisimYaprakları dökülen ağaçların bulunduğu ormanların zemininde yaz ve sonbahar aylarında yetişen, gelişimine çanakçık içinde başlayan sapında hareketli bir halka bulunan, zehirli, bazitli bir tür mantar; evcikkıran (Amanita phalloides)
- saadetlilikisimsaadetli olma durumu
- fallop tüpüisimdöl yatağının üst köşesinden yumurtalığa kadar uzanan, yaklaşık 10 santimetre uzunluğundaki boru; tüp, fallop borusu
- selamlıkisimsaray, köşk veya konaklarda erkeklere ayrılan bölüm, harem karşıtı
- geosantrizmisimgeosentrizm, jeosantrizm, yermerkezcilik
- can simidiisimcankurtaran simidi.
- TanrıkutisimBir erkek adı.
- tebrik kartıisimbayram vb.ni kutlamak için gönderilen kart
- dik kuşhanaisimTaban kısmı düz, yan tarafları dik bir tencere türü
- rasyoisimgenelde işletmenin ya da kuruluşların faaliyetlerini ölçme amaçlı kullanılan oransal gösterge, oran
- AtasagunisimBir erkek adı.
- pürümbekisimEtek
- vanessa atalantaisimnymphalidae familyasından bir kelebek türü
- nisviyetisimkadınlık
- doğal seçilimisimbelirli bir türde dış çevreye uyum konusunda daha elverişli özelliklere sahip organizmaların, bu elverişli özelliklere sahip olmayan diğer bireylere göre yaşama ve üreme şanslarının daha yüksek olması ve bunun sonucu olarak genlerini yeni kuşaklara aktarabilmeleri yoluyla işleyen evrimsel mekanizma, ayıklanma, ıstıfa
- çekumisimince barsağın sonlanıp kalın barsağın başladığı yer olan barsak bölümü
- atkı iplikisimdokumacılıkta mekikle enine atılan iplik kumaşın en ipliği
- adi huşisimhuşgiller (Betulaceae) familyasından 30 m'ye kadar boylanabilen ağaç veya ağaççık formunda bir huş türü
- polis karakoluisimGüvenliği sağlamakla görevli polislerin görev yaptığı bina; merkez
- hırpalanmaisimhırpalanmak işi
- çekidüzen vermekfiildüzgün duruma getirmek, düzeltmek
- etiketlemeisimetiketlemek eyleminin mastarı
- uyabilmekfiiluyma ihtimali veya imkânı bulunmak
- kaguraisimBir tür Japon sahne dansı.
- ön ayakisimhayvanlarda vücudun önünde bulunan ayaklardan her biri
- Altay diliisimAltayca
- güneşin batışıisimgün batımı