Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- herkes ne ederse kendine ederatasözüKişinin davranışları, niteliğine göre çevrede yankı bulur. Davranışları iyi ise, çevresindeniyilik gelir. Kötü ise, karşılıklar da kötü olur.
- burnu kokuyu iyi almakifadeHer şeyi önceden sezmek
- hemşirezâdeisimSütkardeşin soyundan birisi
- hendeseisimgeometri
- hengâmisimZaman, vakit
- dut yemiş bülbüle dönmekifadeneşe ve konuşkanlığını yitirmek, susmak.
- hep bir ağız olmakfiilSöz birliği etmek, anlaşarak bir konuda aynı şeyleri söylemek
- hem kel hem fodulifadeKendisi bir işe yaramayan fakat, yarayanı da beğenmeyen. Şuna bak hele! Hem kel hem fodul.
- hem nalına hem mıhına vurmakifadeHem bu yanı hem de öbür yanı desteklemek.
- hediye almakfiiluludağ sözlük, bilgiyi zaman ve mekan ayırt etmeden, bilenden bilmek isteyene taşıyan tatlı ve ekşi bir zaman makinasıdır
- hediye etmekfiilarmağan etmek.
- hek.kısaltmaHekimlik, hekim, hekimi
- hekimden sorma, çekenden soratasözüBazen; belli bir konuyu yaşayan kişi, yaşamayan kişiden daha iyi o konuyu bilip anlayabilir.
- hektogramisim100 grama eşit olan ölçü birimi
- her şeyin yokluğu yoklukturatasözüİnsan pek çok şeye gerekseme duyar. Gerekli olan şey, küçük bir şey de olsa yokluğu kendini belli eder.
- tıknefes olmakfiilNefesi tıkanmak, nefes nefese kalmak, nefes darlığı olmak
- herkes kaşık yapar ama sapını ortaya getiremezatasözüBir işi yapmadan yapmaya fark vardır. Kusursuz ve en güzel biçimde yapmayı herkes bilemez.
- herkes kendi ayıbını bilmezatasözüİnsan kendi kusurunu göremez, bilemez. Bilse zaten onu yapmaz.
- herkes zibilliğinin horozuatasözüBir çevreye egemen olan kişinin sözü o çevrede geçer.
- hizbisimparti
- herkezzamirherkes kavramının yanlış kullanımı
- kara kullukçuisimYeniçeri ocağı bölüklerinde odaları ve odaya gelen konukların ayakkabılarını temizlemek, yemek kaplarını yıkamak gibi işlerle görevli er
- hiper bağisimköprü bağlantısı
- hisse almakfiilZarara uğramak
- hisse kapmakfiilBir olaydan yararlı bir öğüt çıkarmak
- hibe etmekfiilbağışlamak
- hibeşisimGüney Anadolu’da tahin, limon, zeytinyağı, kimyon ve sarmısakla yapılan meze.
- hicapisimutanma, utanç, sıkılma
- hiddet etmekfiilÖfkelenmek, kızmak
- mutadeisimMu'tad Âdet. Âdet edilen iş. İtiyad edilen. Alışılmış olan.