Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- yakın benzeşmezlikisimBir kelimede yan yana bulunan aynı veya benzer iki sesten birinin değişikliğe uğraması: attar > aktar, aşçı > ahçı gibi
- yakın benzeşmeisimKelimede yan yana düşen iki ünsüzün birbirine etkisi: sütcü > sütçü, yurtdaş > yurttaş gibi
- yakın anlamlılıkisimYakın anlamlı olma durumu
- yakın anlamlısıfatAnlamları arasındaki ayrım çok az olan (kelimeler)
- yakın akrabaisimBirinci derecede yakınlığı olan akraba
- yakılmakfiilyakma işi yapılmak
- yakılmaisimYakılmak işi
- yakıcıisimyakı yapan veya satan kişi
- yakı vurmakfiilYakı yapıştırmak
- yakı otuisimKüpe çiçeğigillerden, kırmızı veya pembe çiçekli, sulak yerlerde yetişen, küçük bir süs bitkisi (Epilobium)
- yakı açmakfiilIyileştirmek için bir yarayı açıp işletmek
- yakayı kurtarmakfiil(bir işten) kurtulmak
- yakasızsıfatYakası bulunmayan giysi
- yakasını kaptırmakfiilBir şeyin, bir kimsenin etkisinden kendisini kurtaramamak
- yakasını bırakmakfiilRahat bırakmak, ısrar etmemek
- yakasına sarılmakfiilIstediği şeyi almak veya dövüşmek için birini bırakmamak, zorlamak
- yakasına çökmekfiilZorlamak, baskı yapmak
- yakasına asılmakfiilHesap sormak veya bir şey istemek için tutup bırakmamak
- yakamozlanmakfiilDenizde yakamoz oluşması
- yakamozlanmaisimYakamozlanmak işi
- yakamozisimDenizde balıkların veya küreklerin kımıldanışıyla oluşan parıltı
- yakalıksızsıfatYakalığı olmayan
- yakalıklısıfatYakalığı olan
- yakalıkisimYaka yapılmaya uygun olan şey.
- yakalatmakfiilYakalanmasını sağlamak
- yakalatmaisimYakalatmak işi
- yakalanmakfiilyakalama işi yapılmak, ele geçirilmek
- yakalanmaisimYakalanmak işi
- yaka silkmekfiilBıkmak, usanmak
- yaka paça etmekfiilZorla götürmek, atmak, çıkarmak