Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- vaktini almakfiilepey zaman harcanmasını gerektirmek
- vakti olmamakfiilBir kimse veya iş için ayıracak zamanı olmamak
- vakti olmakfiilyapılması için yeterli zaman bulunmak
- vakti gelmekfiilölmek üzere olmak, ölümü yaklaşmak
- vakta kizarfNe zaman ki, -diği zaman
- vaklamaisimVaklamak işi veya durumu
- vakitsizsıfatUygun bir zamanda olmayan
- vakitli vakitsizzarfUygun zaman gözetmeden, gelişigüzel, rastgele zamanlarda
- vakitlisıfatZamanında yapılan, zamanında olan
- vakitçezarfVakit bakımından, vakte göre
- vakit vakitzarfara sıra
- vakit saat aramamakfiilZamana hiç aldırmamak
- vakit kazanmakfiilbir şeye ayrılan süreyi azaltmak
- vakıf toprağıisimVakfın mülkiyeti altında olan toprak veya arazi
- vakıf senediisimBir vakfın oluşumunu belgeleyen senet
- vâkıf olmakfiilBilmek, öğrenmek
- vakıf malıisimVakfa devlet veya şahıslardan devredilen ve üçüncü şahısların kullanması mümkün olmayan mal
- vakıf kurmakfiilBelli bir hizmeti görmek için vakıf oluşturmak
- vakıf geliriisimVakfın değişik kaynaklardan elde ettiği gelir
- vakıf arazisiisimBir vakfın mülkiyeti içinde olan arazi
- vakfetmekfiilVakıf durumuna getirmek
- vakfetmeisimVakfetmek işi
- vaketaisim(inek derisi) Bir tür ince meşin.
- vak vak etmekfiilÖrdeğin öttüğü gibi ses çıkarmak
- vahyolunmakfiilVahiy gelmek
- vahyolunmaisimVahyolunmak işi veya durumu
- vahvahlanmakfiilAcınmak, yakınmak
- vahvahlanmaisimVahvahlanmak işi veya durumu
- vahşilikisimYabanî olma durumu, yabanîlik
- vahşileşmeisimVahşîleşmek durumu