Sözlük dizini
Tüm kelimeler
113.927 madde
- deniz inekleriisimSadece suda yaşayabilen ve günümüzde dört türü kalmış olan bir otçul memeli takımı
- deniz kaplumbağasıisimdenizlerde yaşayan ve ayaklarını yüzgeç gibi kullanan bir deniz hayvanı
- felsefeciisimmaddenin, bilginin kapsamı ve kaynağı, insanın dünyadaki yeri ve rolü, iyi doğru ve güzelin ne olduğu alanlarında inceleme ve araştırma yapan, düşünce üretebilen kişi, feylozof, filozof
- canavar düdüğüisimacı acı ses çıkaran ve uzaklara kadar tehlike işareti vermek için kullanılan düdük
- tescilisimHerhangi bir şeyi resmî olarak kaydetme, kütüğe geçirme.
- offdiğerçalışmaz durumda, kapalı (elektrikli aletler ve makineler için)
- tetirisimCevizin yeşil kabuğu ve yaprağı
- tevettürisimgergin duruma gelme, gerilme
- tevârüdisimBirbiri ardınca gelme.
- titizlenmekfiilÇok dikkat ve özenle davranmak veya böyle davranılmasını istemek, titiz olmak, titizlik göstermek; titizleşmek.
- tipografiisimKabartma biçimlerle ilgili baskı yöntemi; tipografya
- tokuşmakfiilElle tutulan iki şeyi birbirine çarpmak, çarpışmak
- tomurcukisimbir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek veya yaprak verecek olan filiz
- toplumsallaştırmakfiilToplum yararına çalışır duruma getirmek
- transitzarfBir yerden dinlenmeden, beklemeden, durmadan geçmek.
- transplantasyonisimorgan nakli
- tunçlaştırmakfiilBir sembolü tunçtan yapılmış bir heykelle canlandırmak
- turizmisimDinlenme, eğlenme, görme, tanıma vb. amaçlarla yapılan gezi
- turşucuisimTurşu yapan veya satan kimse
- tülbentisimİnce ve seyrek dokunmuş, hafif ve yumuşak pamuklu bez.
- tüyoisimSınavda başkasından yardım görme veya bir kaynaktan yararlanma, kopya
- ulusalcılıkisimTürkiye'de sosyalist antiemperyalist idealler ile milliyetçilik görüşlerinin ulusal hassasiyetle sentezlenmiş hâli
- tutturulmakfiilyutma işi yaptırılmak
- ustalıklazarfustaca
- utanmakfiilOnursuz sayılacak veya gülünç olacak bir duruma düşmekten üzüntü duymak.
- uyarıisimherhangi bir konu, mesele üzerine ilgi çekme
- vediaisimSaklanılması, korunması için birine ya da bir yere bırakılan eşya, inam.
- viyolonselciisimViyolonsel yapan veya satan kimse
- vuruşmakfiilBirbirini vurmak.
- vuraçisimraket